E-GAZETE
KARİKATÜR

Kazma kürek devri bitti

Hırdavatçılar mevsim nedeniyle işlerinin açılmasını beklerken, çiftçinin ekonomik durumunun kötü olması işleri olumsuz etkiliyor. Hırdavatçılar özellikle vergi affının dürüst insanlara ceza olduğunu düşünürken, insanların bedavacılığa alıştırıldığını belirtiyor.

07 Nisan 2011 Perşembe 11:39
AHMET ÜSTÜN

İnşaat mevsimi ve bahçe dönemi başlamasına rağmen kazma kürek satışları artmadı. Memur kesiminin uğramadığı hırdavatçılara, genel olarak çiftçi ve inşaat işçisi uğruyor. Köylülerin bir kürekle bir ömür geçirdiğini belirten esnaflar, inşaat sektöründe artık kazma kürek kullanmadığını söylediler. Hırdavatçılar en fazla kürek, kazma ve çivi satışı yapıyor. 

“BİZİ KANDIRIYORLAR”

İsmini vermek istemeyen bir hırdavatçı, düşen enflasyon fiyatlarının fiyatlara yansıtılmadığını belirterek,“İş, güç yok. İnsanlar kandırılıyor. Esnafın hali perişan, artık esnaflık diye bir şey kalmadı. ‘Türkiye’de enflasyon düştü’ diyorlar. Peki, domates, biber düşüyor yani hep köylü vatandaşın malları düşüyor. Niye benzin düşmüyor? Niye bir milletvekili maaşı düşmüyor? Bir milletvekili 5–6 asgari ücretlinin parasını alıyor ne yapıyorlar? Beş seneliğine aylık alıp yatmaları için mi seçiyoruz? Onların bir asgari ücretliden ne farkı var da asgari ücretli 6–7 ay çalışıyor da bir milletvekili maaşı alamıyor. Asgari ücretli 650 TL alıyor. 300 kira, 200 mutfak masrafı, 100 faturalar. Yol parası çocukların harçlıkları diğer giderler elde bir şey kalmadı. Asgari ücretliye zam yapılmaması için ellerinden geleni yaparken kendilerin maaşlarını daha az görüyorlar. Bunun neresi adalettir? Bir tüp 60 TL olmuş. Ben üç gün hiç yemeden içmeden çalışabileyim ki evime bir tüp alabileyim. Kimse aç insanın halini sormuyor, zengin yine zengin oluyor, fakirse yerinde sayıyor. Bizler vergimizi, Bağkur primlerimizi zamanında yatırıyoruz. Bizler zamanında ödedik diye bir suç mu işledik? Ama bakıyorsun ödemeyene hep destek veriliyor. Ceza almaları gerekirken ödüllendiriliyor. Peki, burada benim ne suçum var? Bir Bağkur’lu, bir sigortalı 25 sene bir fiil çalışacak ki emekli olabilsin.

Bir milletvekili 2 dönemde emekli oluyor. Devlet dairelerine bakın hepsi 60 yaşına gelmiş. Hangi fabrikada 25 senedir çalışan işçi vardır? Bu 9 bin günü nasıl doldursun?  Bunu düşünen yok. Emekli olacaksın günün eksik, emekli olacaksın yaşın tutmuyor. AKP’nin yaptığı tek iyi bir şey var. O da özel hastanelere herkesin gidebilmesidir.” 
Gerçek müşteri köylüler
30 yaşındaki Köse Turan, 7 senedir Göztepe Caddesi küçük sanayide hırdavatçılık yapıyor. 

Müşterilerin ağırlıklı olarak köylü kesim olduğunu belirten Turan, şunları söyledi:

“İşlerimiz yavaş yavaş açılıyor. Bundan sonra da iyiye gitmesini bekliyoruz. Öyle yoğun bir talep olmazsa da işlerimiz iyi sayılır. Genelde her kesimden gelen müşterilerimiz var. Ancak genel olarak inşaat işçisi ve köylü vatandaşlarımızdır.

Özellikle köylü vatandaşlarımız bağ ve bahçe işleri, evde tamir işleri bu mevsimde yapıldığı için daha çok geliyorlar. En çok satılan malzemeler kürek, kazma ve çivi satışlarımız çok iyi gidiyor. Diğer malzemelere de rağbet oluyor. 7 senedir Boztepe Caddesi’nde esnaflık yapıyorum. Evet, eskisi gibi satışlar olmuyor, ama yine de idare ediyoruz. Malatya’da en büyük sıkıntımız şuanda yapılan çalışmaların bir türlü bitirilmemesi. Çok uzun sürdü. Bir taraflar güzelleşiyor, ancak bu çalışmalarda çok fazla zaman aldı. Yollarda yürüyemiyoruz. Ayağını burkanlar, düşenler, toz ve toprak artık bitirilsin. Bu kadar da insanlar mağdur edilmez.”
Esnaflık bitti
46 yaşındaki Saim Sürmeli, 28 senedir Bakırcılar Çarşısı’nda hırdavatçılık yapıyor.

Sürmeli, esnafların bitme noktasına geldiğini belirterek şunları kaydetti:

“İşlerimizde öyle büyük bir patlama oldu ki işlerin yoğunluğundan biz de patladık.

Ne patlaması sabahtan akşama kadar bekliyoruz ki bir kazma bir kürek satabilelim. Sakın vatandaşlarımız siyasetçilerin söylediklerini inanmasınlar. Çoğu yalan söylüyor. Esnaflık ve çiftçilik bitti. Çiftçide para yok ki gelip alışveriş yapsın.

Memur kesiminin de kazma kürekle işi olmuyor. Bu bir döngüdür. Çiftçide para olmazsa biz de burada kazanamayız. Satılan bir kürek kazma nerdeyse bir ömür boyu dayanıyor. Öyle olunca da vatandaş bir aldı mı artık o kürek kırılmayana kadar gelip almıyorlar. İnşaatların da artık tadı tuzu yok. Demir kaç kez yükseldi.

Şuanda demirde yüzde 40’lık bir zam var. Ancak işlerin durgunluğundan esnaf bu zammı uygulayamıyor. Onu da uygularsalar zaten inşaat diye bir şey kalmayacak.

Aylık kazancımız asgari ücreti zor buluyor. Bunun dükkân kirası, ev kirası var, giderler, faturası yani artık yetmiyor. Hep cepten yiyoruz. Bakalım cebimiz ve biz ne zaman tükeneceğiz. İşlerin en yoğun olduğu dönemdeyiz, ama sabahtan beri siftahımız yok. İşte biz bu şekilde ayakta durmaya çalışıyoruz. Çarşı içinde eskiden dükkân tutamazdık şimdi dükkânı devreden oluyor ama dükkâna alıcı bulunmuyor. Yaz geldi, işler açıldı diye kimse sevinmesin. Boş hevese kapılmasınlar. Bu sırf bizim için değil, diğer esnaf arkadaşlar için de geçerlidir.

Kısacası esnaflık bitti.”
“Vatandaş beleşçiliğe alıştı”
38 yaşındaki Bahattin Pektaş, 14 senedir Boztepe Caddesi Küçük Sanayi Sitesi’nde hırdavatçılık yapıyor.

Yapılan vergi affının haksızlık olduğunu belirten Pektaş, şunları söyledi: “Bu sene kış ılık geçtiği için işlerimiz iyiydi. Yazın gelmesiyle işlerimizin daha iyi olmasını bekliyoruz. İnşaat sektörü, bağ ve bahçe işleri başlayınca artık bizlerde ekmek yemeye başlarız. Zaten bizim genel alıcı kitlemiz köylü vatandaşlarla inşaat işçisi vatandaşlardır. Memurun bize faydası olmuyor. AKP vergisini vermeyen sigortaların birimlerini yatırmayanı affediyor. Peki, vergisini düzenli yatıran primlerini düzenli yatıranın suçu ne? Bunlar düzenli yatırdı diye tebrik edilmesi gerekirken yatırmayanı affedip onları ödüllendiriyor. Bu çok yanlış bir şeydir.

Burada dürüst insanlar eziliyor. Hem zamanında parasını veriyor. Eğer bir ödüllendirme af gelecekse herkese gelmelidir. Sadece görevini yapmayanlara değil. Burada büyük bir haksızlık yapılıyor. Devlet vatandaşı beleşçiliğe alıştırdı.

Artık çalışmadan evde yan gelip yatarak para veriyor. İnsanlara bu şekilde yardım
edilmez. Bunlar faydadan çok zarar veriyor. İnsanlara balık yemeyi değil, balık tutmayı öğretmeliyiz. Bu uygulamanın kimseye faydası olmaz.” 
Kürek teknolojiye yenik düştü
60 yaşındaki Hikmet Karataş, 40 senedir Göztepe Caddesi Küçük Sanayi Sitesi’nde esnaflık yapıyor.

Gelişen teknolojiye küreğin yenik düştüğünü belirten Karataş, şu şekilde devam etti: “Gelişen teknoloji bizim de işlerimize sekte vurdu. İnşaatlarda artık nerdeyse küreksiz inşaat yapılıyor. Artık 10’uncu katın harcı kürek kullanılmadan makinelerle yapılıyor. Böyle olunca bizim de işlerimizin iyi olması beklenemez. Köylü vatandaşlarımızda bir kürekle 5–6 yıl geçiriyor. İnşaatlara toplu kürek verirken şimdi tek tük kürek satıyoruz. Köylü vatandaşlarımız kazma kürek bel alımı halen yapıyor. Ancak eski tadı tuzu yok. Ancak 40 sene buradan ekmek yedik, yinede ekmek yemeye devam ediyoruz.”



Haber Kaynağı: Yenigün
Anahtar Kelimeler: Kazma Kürek Devri Bitti
Yükleniyor...