E-GAZETE
KARİKATÜR

Dink cinayeti ‘milli duygular’ örgütüne havale edildi

Hrant Dink davasıyla ilgili kararı eleştiren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, “Cinayet daha Hrant’ın kanı kurumadan ‘milli duygular’ örgütüne havale edildi” dedi.

26 Ocak 2012 Perşembe 18:42
 Ağbaba’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na verdiği “Hrant Dink cinayetinde Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB)’nın sorumluluklarını yerine getirip getirilmediğinin araştırılması” yönündeki Meclis Araştırma Önergesi TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldü.

Önerge, AKP’nin “hayır” oylarıyla reddedildi. Önergenin görüşülmesi sırasında bir konuşma yapan CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Hrant Dink cinayetinde yaşanılan gelişmeler ve ülkedeki demokrasi ihlallerini anlattı. Hrant Dink’in katledilmesinin, kolektif bir faaliyetin ürünü olduğunu anlatan Ağbaba, “Aylarca planlandı, sağır sultan duydu, ama dönemin iktidarı olan AKP duymadı. Katliam, daha Hrant’ın kanı kurumadan ‘milli duygular’ örgütüne havale edildi.

Biz bu sözde örgütü yeni görmedik, yeni duymadık. Sabahattin Ali’den, Uğur Mumcu’ya, Musa Anter’e, Hrant Dink’e uzanan faşist cinayetlerin faili bu hayali örgüttü. Ne zaman bir davanın üstü örtülmek istense bu duygulara bağlandı. Mahkemeler de ona göre karar verdi. Cinayetleri akladı, sorumluları sakladı. Hrant Dink davası da bu tablodaki yerini aldı” dedi.

Mahkeme heyetinin “Örgüt yok” kararını eleştiren Ağbaba, “Bu karar, yüz yıkama kararıdır. Katliamın ‘masumlaştırılması’ için yürütülen çabanın bir ürünüdür. Cinayetten sorumlu valiyi milletvekili, emniyet müdürünü vali yapan ve cinayette rolü olanları birer birer terfi ettiren zihniyetten başka bir karar da beklenemezdi” diye konuştu.

MALATYA DAVASINA TEPKİ

Türkiye’deki demokrasi sorununu örneklerle anlatan Ağbaba, Malatya’da 17 Ocak’ta görülen davaya da değinerek şöyle devam etti: “17 Ocak’ta bir duruşma da Malatya’da görüldü. Yargılananlar arasında bir de anne vardı! Hatice Harman, hapishanede hayatını kaybeden kızının fotoğrafını taşıdığı için hakim karşındaydı. Örgüt propagandası yapmakla suçlanıyordu.

Bir anneyi, kızının fotoğrafı taşıdığı için yargılamak hangi vicdanla bağdaşır? Hangi hukuk bir annenin acısını hapse tıkmak ister?

AKP ürünü olan Özel Yetkili Mahkemelerden başka hiçbir şey bu kadar vicdansız olamaz. Hatice Ana’ya örgüt propagandası suçundan dava açan zihniyet ile Hrant katliamında örgüt bulamayan zihniyet, aynı körlerdir, aynı sağırlardır.”

“HAKİKATLER KOMİSYONU KURULSUN”

Uludere katliamı sonrasındaki gelişmeleri de Hrant Dink davasına benzeten Ağbaba, “Çoğu çocuk 34 insan katledildi. Aradan 27 gün geçti tek bir kişi bile yargı karşısına çıkarılmadı. Hrant Dink davasındaki zalimlik ve aymazlık, Uludere’de aynen karşımıza çıktı” ifadelerini kaydetti. 

Ağbaba, hakikatler komisyonu kurulmasını talebini tekrar ederek, “Hrant Dink’in katledilmesinde nefretin de büyük payı var. Bu ülkede nefret suçları ciddiye boyuta ulaşmıştır ve kanunlar da eksiklik vardır. Bu eksikliğin giderilmesi için Nefret suçlarıyla ilgili kanun teklifi hazırladım. Yakında meclise gelir, işte o zaman samimiyetinizi göreceğiz” diye konuştu. 
Musa Anter’in kitaplarının yasaklanmasını da eleştiren Ağbaba, şunları kaydetti: “Dün grup toplantınızda Musa Anter için, ağlama ayini yaptınız! Musa Anter’in oğlunun yaşadığı sıkıntıları anlattınız. Siz grup salonunda ağlamadan bir gün önce savcılar, Musa Anter’in kitaplarını yasakladı. Ama buna hiç değinmediniz. Kurtla yiyip, koyunla şivan ettiniz. Böyle adalet olur mu? Ya da sizin adaletiniz ancak bu böyle olur, değil mi?” 
Haber Kaynağı: Yenigün
Yükleniyor...