Bakan Egemen Bağış Malatya'ya geliyor
Muhatap belediye değil
Bürokrat politikacılığa soyunursa
Malatya kanlı ellerini çek artık!
24 Mayıs 2012 Perşembe
KARİKATÜR
Oy sandığı çözüm değil
İrfan Erdoğan emekevrenseldir@yahoo.de
Göçmen işgücü olarak geldiğimiz Almanya’da göçün 50. yılını kutlarken ve neredeyse artık Almanya’nın yerlisi sayılacağımız bir dönemde Türkiye’deki paragöz yönetimler hala bizi altın yumurtlayan tavuk olarak görmekten vazgeçmiyorlar...
Geldiğimiz günden beri hâlâ oy diyorlar, sandık ve para diyorlar, başka bir şey demiyorlar. Uykularında bile bizden ne koparacaklarının hesabını yapıyorlar... Başka da bir dertleri yok... Din, iman, vatan, kitap edebiyatıyla insanları aldatarak, binlerce insanın “Yaşlanırsam rahat ederim” diyerek dişinden tırnağından arttırarak biriktirdiği üç beş kuruşunu başta Jet-Pa, Kombassan Holding, Yimpaş vb Müslüman geçinenlere kaptırmalarına vesile olanlar, hala koruyucu şemsiye adı altında baba rolü oynayarak nasıl üç beş kuruş koparırım düşüncesiyle sinsi sinsi plan yapmaktan geri durmuyorlar...
Sonunda geçtiğimiz günlerde Türkiye Cumhuriyeti devlet yetkilileri, yurtdışında yaşayanlar için Türkiye’deki seçimlere ilişkin oy kullanmasını amaçlayan yasa tasarısını TBMM Başkanlığı’na sundular da biraz olsun rahatladılar. Muratlarına erdiler...
Peki sormak lazım. Yıllarını yurtdışında yaşayarak geçirmiş veya burada doğmuş büyümüş yetişkinlerin ve gençlerin size oy vermeleri onların hangi dertlerine derman olacak?
Ya da hepsinin size oy verdiklerini ve sizin de seçildiğinizi düşünelim. Orada TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi)’nin kürsüsünde atacağınız narayı kim duyacak? Duysa da Almanya’daki yönetimler sizi mi dikkate alarak sorun çözecekler?
Yurtdışında yaşayan Türkiyeli emekçiler için oy hakkı hiçbir derde derman olmayacaktır. Bunu hep beraber göreceğiz. Tam tersine değişik ülkelerde yaşayan Türkiyeli emekçileri yerli emekçilerle karşı karşıya getirip karşılıklı önyargıları körüklemekten başka bir işe yaramayacaktır...
Dertleri Türkiyelilerin yaşadıkları yerlerde milliyetçiliği kışkırtıp lobi oluşturarak, halkların birbirleriyle kaynaşmasının önüne geçerek, yeniden Osmanlı yayılmacılığının temellerini atmaktır...
Yoksa beş bin kilometre uzaktaki Türkiye Cumhuriyeti, Almanya’da yaşayan Türkiyeli göçmen emekçilerin sorunlarını nasıl çözebilir ki?
Buna hangi akıllı inanır? Dertleri, amaçları yurtdışında yaşayan emekçileri Türkiye’deki yönetimlere bağlayarak ve onların tertemiz duygularını kullanıp sömürerek bir şeyler koparmak...
Yoksa onların memleket ve insan diye bir sorunları şimdiye kadar olmadı, bundan sonra da olmayacaktır...
Sonuç olarak sunu söyleyebilirim: Dertlerimize, sorunlarımıza çare oy sandığı değil. Almanya’da ve başka ülkelerde yaşayan biz Türkiyeli göçmen emekçilerin sorunlarının çözüm yolu; yaşadığımız ülkelerdeki yerli ve diğer uluslardan emekçilerle biraraya gelerek bulunduğumuz ülkelerde de sorunlarımıza çare arayarak birlikte hareket etmekten geçiyor...
Başka da bir çözüm yolu yoktur...
Yükleniyor...
|