Bakan Egemen Bağış Malatya'ya geliyor
Muhatap belediye değil
Bürokrat politikacılığa soyunursa
Malatya kanlı ellerini çek artık!
24 Mayıs 2012 Perşembe
KARİKATÜR
Malatya'nın geçmişi yok edilmiş
Malatya’da bina boylarının çok uzadığını belirten dünyaca ünlü fotoğraf ustası Prof. Mehmet Bayhan, “Şehrin eski yapısı ve geçmişi tamamen yok edilmiş” dedi. Bayhan, ayrıca Malatya kültürünün bir an önce koru-ma altına alınması gerektiğini belirterek, yetkilileri göreve çağırdı.
FADİME AKINCI
Malatya Fotoğraf Sanatçıları Dayanışma Derneği (MAFSAD)’ın üyelerine verdiği eğitim programlarına katılmak için Malatya’ya gelen dünyaca ünlü ve birçok uluslararası unvanı bulunan fotoğrafçı, araştırmacı Prof. Mehmet Bayhan ile sanat ve fotoğrafçılık üzerine konuştuk.
Yenigün gazetesine önemli bilgiler veren Malatyalı Prof. Mehmet Bayhan, Türkiye’nin fotoğraf dalında ilk profesör unvanlı öğretim üyesi. Aynı zamanda meslek yüksek okullarında ilk fotoğraf programının kurucusu olan Bayhan, fotoğrafın sanat olmadığını ama fotoğrafla sanat yapılacağını düşünüyor.
Bayhan, Malatya kültürünün bir an önce koruma altına alınması gerektiğini de belirterek, “Vali, belediye başkanları, kültür müdürlüğü, STK’lar biraraya gelip kültür adına seferberlik ilan etmeli. Neler yapabiliriz diye projeler hazırlamalı” dedi. Ayrıca Malatya’da bina boylarının uzadığını belirten Bayhan, “Şehrin eski yapısı ve geçmişi tamamen yok edilmiş” dedi. Bayhan Türkiye’nin sanat açısından dibe vurduğunu belirterek, “Anıtların ve heykellerin yıkılması son derece vahim bir durum” değerlendirmesi yapıyor. Okullarda verilen eğitimin yeterli olmadığını da ifade eden Bayhan, insanlara düşünmeyi öğretilmesi gerektiğini söyledi. “EĞİTİCİ VE ÖRGÜTLEYİCİYİM”
Fadime Akıncı - Mehmet Bayhan kendini nasıl tarif ediyor?
Mehmet Bayhan - Doğdum ve yaşıyorum. Düzenleyici, örgütleyici ve eğitici olarak kendimi tarif edebilirim. Çok derneğin açılmasına öncülük ettim.
Teşviklerim sonrasında çok iyi çalışmalar yapıldı. İnsanların organize olduğunda çok güzel işler çıkardığını gördüm. Mesela bir insan 4 yıl bir derneğin yönetiminde aktif çalışsın 5 yıl sonra kendine daha güvenen, ne yapmak istediğini bilen bir insan olarak karşımıza çıkıyor. İnsanları organize etmeyi seviyorum. İNSAN ÖNEMLİ ÖĞE
Fotoğraflarda en önemli öğe olarak neyi kullanıyorsunuz?
Benim fotoğraflarımda en önemli öğe insan. İnsan yaşamı, gelenekleri, yaptıkları, kutlaması, ölümü kısaca insana dair her şey benim fotoğraflarımda bulunuyor. Fotoğrafta estetik, teknik ve güzellik ararım. Disiplin ve düzen asla es geçilemez. Fotoğraf sanat değildir. Fotoğrafla sanat yapılır.
“FOTOĞRAFLARIMI ÇOK GÖSTERMİYORUM”
Fotoğrafçılığa nasıl başladınız?
Ben Güzel Sanatlar Fakültesi’nde mimarlık bölümünü bitirdim. Resme hep ilgim vardı. Mimar olarak çalışmaya başladım. Sonra çalıştığım büro bir yarışmayı kazandı. Para büroda çalışanlar arasında paylaştırıldı.
Benim payıma düşen parayla gittim bir fotoğraf makinesi aldım. O gün bugündür çekmeye çalışıyorum. Fotoğraflarımı çok göstermiyorum. “TÜRKÇEYİ BİLMİYORLAR”
Eğitimci olarak verilen eğitimler sizce yeterli mi?
İlk ve ortaöğretimde kaliteli eğitim verilmiyor. Verilen eğitimin iyi olduğunu söyleyemeyiz. Üniversiteye gelen öğrenciler, Türkçeyi iyi konuşamıyor ve kendini bile tam anlamıyla ifade edemiyor. Ama bizim gibi mesleğe yönelik alanlarda meslek liseleri daha iyi durumda. Çocuk alanında çalışmış bire bir dokunmuş hissetmiş.
HEYKELLER HEDEF HALİNE GETİRİLİYOR
Heykellerin yıkılması ve sanatçıların yurtdışına kaçmak zorunda kalmasıyla ilgili neler düşünüyorsunuz?
Toplumların tarihlerini araştırdığımızda sanat bazen çok üst düzeye çıkar bazen de dibe vurur. Türkiye de dibe vurma dönemini yaşıyor diye düşünüyorum. Maalesef sanat eserlerine hak ettiği değeri vermiyoruz. Onları yıkıyoruz, hedef haline getiriyoruz. Anıtların ve heykellerin yıkılması ise son derece vahim bir durum. Belki bundan sonra toplumda sanat açısından bir sıçrama yaşanır.
SEFERBERLİK İLAN ETMELİ
Sanatı nasıl geliştirebiliriz?
Vali, belediye başkanları, kültür müdürlüğü, STK’lar bir araya gelip kültür adına seferberlik ilan etmeli. Neler yapabiliriz diye projeler hazırlamalı. Derneklere destek ve yer verilmeli. Tiyatro kulüpleri kurulmalı. Sergilerin açılması sağlanmalı. Konserlere destek olunmalı. Heykellere yer verilmeli. Herkes elini taşın altına koymalı. Yoksa gelişmemiz imkansız. Sanat olmadan toplum gelişemez.
KAYIT ALTINA ALINMALI
Kültürü korumak için neler yapılabilir?
Malatya kültürü mutlaka bir an önce koruma altına alınmalı. Ekmek, tarhana, bulgur, pekmez, erişte, peynir, halı, elişi yapanlar gibi. Toplum o kadar çabuk değişiyor ki farkında bile olmuyoruz.
Kültür öğeleri, konuşmalar, düğünler, sünnetler, cenazeler mutlaka ama mutlaka belgelenmeli. Bunlar kamu kurumlarının desteği ile yapılabilir. Sanatçılar bunun belgelendirme kısmında yer alabilir. Fotoğraf çekimi, kitaba dökülmesi, filme çekilmesi aşamasında. ŞEHRİN GEÇMİŞİ TAMAMEN YOK EDİLMİŞ
Şimdiki Malatya ile sizin yaşadığınız Malatya arasında fark var mı?
Malatya’ya bir 20 sene önce gelmiştim, bir de 10 sene önce annemin vefatında geldim. Şehirde binaların yerleri uzamış. En büyük değişiklik olarak bunu düşünürüm. Her taraf beton olmuş. Benim şehirde tanıdığım birkaç yer kalmış.
Mesela okuduğum Malatya Lisesi şimdiki Milli Eğitim Müdürlüğü binası, İsmet İnönü heykeli, Gazi İlköğretim Okulu kalmış. Başka da şehri tanıyamadım. Yani şehrin eski yapısı ve geçmişi tamamen yok edilmiş. Bu üzücü tabi. Ancak Malatya gibi bir yerde fotoğrafçılık derneğinin bile açılmış olması büyük bir değişimdir. “ÇILGINLAR DAHA BAŞARILI OLUYOR”
Fotoğraf çekmek isteyenlere ne tavsiyelerde bulunursunuz?
Hiç iyi bir makineniz olması gerekmiyor. Bir kibrit kutusuna delik açarak bile çekebilirsiniz. Önemli olan sizdeki cevher.
Zaten teknolojinin hızına yetişmeniz için çok paranızın olması gerekli. Kullandığınız makinenin özelliklerini ezbere bilmelisiniz. Ve hangi makine ile başladıysanız onla devam edin ki yeni öğrenecekleriniz sizi engellemesin. Öncelikle ne çekmek istediğinize karar verin. Sonra o ortamın oluşması için bekleyin. Bir de fotoğraflarınız enerji kaçırmamasına çok dikkat edin. Bir de kendinize mutlaka ama mutlaka güvenin. Güven olmadan bir şey yapılamaz. Ayrıca fotoğraf çeken herkesin Photoshop bilmesi gerekli. Çok ya da az kullanın ama bilmeniz gerekli. Bir de çekime gitmeden önce güzel albümlere mutlaka bakın. Akıllı uslu olan sanatta başarılı olamıyor. Biraz çılgınlar daha yaratıcı ve başarılı oluyor.
BAŞKA ŞEYLERDEN FEDAKARLIK YAPMALISINIZ Gerçek fotoğrafı nasıl çekebiliriz?
Bir yerin gerçek fotoğrafını çekmek için belki o bölgede yıllarca kalmak gerekebilir. İlla güzel bir şey yapmak istiyorsanız başka şeylerden fedakarlık yapmalısınız. Ortamdan çıkmadan ortamı göremezsiniz.
Her gün bir oyun oynayın. Hiçbir şey bilmiyor musunuz gibi düşünün ve bugün yeni doğmuşum gibi düşünün. O zaman yapmak istediklerinize daha kolay yön verebilirsiniz. İnsanın hayatında hayır olmamalı. Hayırdan önce güzel mi becermiş miyim bu önemli. Bir de dikdörtgen fotoğraf daha göze hoş geliyor ve beyin daha kolay algılayabiliyor. İnsan bakış açısı dikdörtgene yakın. Ayrıca bütün sanat dallarıyla ilgilenmelisiniz. Fotoğraf, resim, heykel, müzik gibi sanatları birbirini besler sizin de farklı bakış açısına sahip olmanızı sağlar. Bundan sonra neler yapmayı planlıyorsunuz?
Çok fazla sergi açtım ancak son 20 yıldır sergi açamadım. Ama kafamda yapmayı düşündüğüm o kadar çok proje var ki onları yapmak için çabalıyorum.
Öncelikle elimde bir kitap var onu bitirmem gerek, sonra Balıkesir’de bir köyün albümü için uğraşıyorum. Onu toparlamam gerek. Bir de albüm hazırlamam gerek. Çektiğim filmleri ayıklayarak düzene koymam gerek. Yazılar hazırlamalıyım. MEHMET BAYHAN KİMDİR? Aslen Tecdeli bir ailenin çocuğu olan Prof. Mehmet Bayhan 1940 yılında Vali Konağı Caddesi’nde doğdu. İlk ve ortaöğretimini o dönemde Malatya’nın tek lisesi olan Malatya Lisesi’nde bitirdi.
İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, Yüksek Mimarlık Bölümü’nü bitirdi.
Fotoğraf dalında sanatta yeterlik ve fotoğraf çalışmalarında yoğunlaştı. Ulusal ve uluslararası yaygın çalışmaların başlatılması için çaba gösterdi. Yüksek eğitimde ilk fotoğraf biriminin kurucularından biri ve ilk tam gün elemanı oldu (1978) - Fotoğraf dalında Prof. unvanı alan ilköğretim elemandır. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Fotoğraf Programı’nı (1989), Fotoğrafçılık Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni (1992) kurdu, Sanat ve Tasarım Fakültesi kurucu dekanlığın üstlendi (1998-2005).
Çok sayıda makalesi yayımlandı. Yurt içi ve dışı pek çok çalışma düzenledi. Katalog, albüm, kitap hazırladı.
FIAP (Federation Internationale de l’Art Photographique) HonEFIAP ünvanına sahip yaşayan tek Türk vatandaşıdır Bayhan’a Japonya, Pakistan, Bulgaristan, Avusturya ve Romanya’dan onur üyelikleri verildi.
Fransa Chevalier de l’Ordre des Palmes Academiques nişanı verildi. Halen AREL Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyor.
Yükleniyor...
|