19 Kasım 2017 Pazar

Okullar kapanırken eğitimi değerlendirmek (2)

Kemal Uysaler

Kemal Uysaler

E-Posta : kuysaler@yahoo.com

Ülkemizde eğitim sistemleriyle dolaysıyla da eğitimle sürekli olarak oynanılmaktadır.

On yılda beş eğitim bakanı değiştiren bu iktidar, son olarak eğitimi, 4+4+4 adını verdiği bir sistemin, bir kalıbın içinde çocuklarımızı ve gençlerimizi eğitim adına mahkum etmiştir.

Oysa eğitim sistemleri, sadece çocuklar ve genç kuşaklar değil, toplumun tüm kesimlerini kucaklayacak bir yapıda olmalıdır.

Ülkemizde, çocuklara ve gençlere yönelik verilen eğitimde: çocukluk ve gençlik nedir, psikolojik ve sosyolojik açılardan nasıl değerlendirilmelidir? Sorularına genelde yanıt aranmaz.

Yüksek öğretim dışındaki okullarda, eğitim gören öğrenciler, yaş dilimi bakımından:  önerinlik, erinlik, erginlik, önerişkinlik gibi çağlarının en bunalımlı çağlarını yaşamaktadırlar.

Bedensel ve ruhsal değişme ve gelişme yanında toplumsal olma çabasını sürdürürler. Bu gelişme ve değişmeler; okul başarılarına, arkadaş ilişkilerine ve çevreye uyum sağlamaya olumsuz yansımalar yapar.

Uygulanmakta olan eğitim sistemi nasıl olursa olsun: eğitimcilerin yapacakları eğitimleri ve değerlendirmeleri, gençlikle ilgili belirlenen bu değerlendirmeleri ve gençliğin içinde yaşadığı kültürel ortamı göz önüne alarak yapmalıdırlar.

Özellikle gençlik, önemli bir sosyal güçtür. UNESCO gençlik çağını, 15-25 yaş grupları arasında göstermiştir.

Her toplumda genç, çağına özgü olan duygu, düşünce, tutum, davranış ve eylem içindedir

Gençlik çağının temel özellikleri: duygusal coşku ve taşkınlık, çabuk kurulan ve bozulan ilişkiler, kolay etkilenme, kişiliğin sınırlarını aşma, toplum içinde sivrilme, ilgi çekme, rol sahibi olma çabası içinde görülür.

Gençlik çağı, kişiliğin toplumsal nitelik kazandığı bir arayış dönemidir. Bu arayış içersinde kim olduğunu, neye değer vereceğini, bağlanıp inanacağını ve amacını bulmaya çalışır. Çevresinde daima “Onun gibi olmak” istediği kişiler arar.

Böylece özdeşleşme yaparak kişiliğine biçim verirken, yetiştiği çevrenin ekonomik ve sosyo-kültürel koşullarının etkisi altında sorumluluk ve özerklik arasında denge kurmak ister.

Zira her toplumsal yapıda: insan-doğa ve insan-insan ilişkisi vardır.

Psikolojik, sosyolojik ve bilimsel gerçeklerden uzak olarak üretilen eğitim sistemleri, çocuklarımızın ve gençlerimizin içinde boğuldukları bir girdap; erişkinlerin ise kurtulmaya çalıştıkça iyice çöktükleri bir bataklıktan öte bir şey olamaz.

Bu tür eğitim sistemleri, kendisini üretenleri de kısa zamanda sonuç almaları için, bir baskı içine almakta gecikmez.

Bu nedenle de bunların, topluma baskı ve şiddet uygulamaları kısa zamanda kendisini gösterir.









 


09 Haziran 2014 Pazartesi 11:40
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

GÜNDEM

Saçlardan sürükleyenlere ne oldu?

Manisa'da Gülen cemaati'ne yönelik operasyonda gözaltına alınan başörtülü kadınlara kelepçe takılması

Başörtülü vekil darp edildi, gaz yedi

HDP'li vekillerin de olduğu gruba polis sert bir şekilde saldırdı.

EMEP'ten başkanlık sistemine karşı çağrı

Emek Partisi (EMEP) 1 Kasım seçim sonuçlarıyla ‘tek başına iktidar’ olan AKP’nin ve Saray’ın başkanlık

TOKİ konutları için kura çekilecek

Malatya'da TOKİ konutları için 17-18 Kasım günlerinde kura çekimi yapılacak.

Büyükşehirde gündem meyve!

Malatya Büyükşehir Belediye Meclisi'nde nar, ceviz ve üzüm ikramı yapıldı.

Hayvan haklarında sınıfta kaldık

Hayvan Hakları İzleme Komitesi, AB Türkiye İlerleme Raporu'nda hayvanların "hakları olan canlılar olarak değil;

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

MALATYA - HAVA DURUMU

MALATYA