19 Kasım 2017 Pazar

Mazlumlar ve zalimler

Kemal Uysaler

Kemal Uysaler

E-Posta : kuysaler@yahoo.com

Hiç dikkatinizi çekiyor mu? Bilmiyorum!

Başbakan, sürekli olarak “Gazi Mustafa Kemal” şeklinde bir yaklaşımda bulunuyor ve bir türlü 1921 yılından çıkıp, 1934 yılına gelip de Atatürk diyemiyor; neden acaba diye düşünüp, nasıl olsa 1934 yılına gelecek diye beklerken; Başbakan, 1860’lı yıllara gitti.


Başbakan, 13 Mayıs 2014 günü, Soma’daki kömür madeninde meydana gelen ve 301 işçinin yaşamlarını yitirdiği olayla ilgili yaptığı açıklamada “Bu işin fıtratında kazalar ve ölümler var” diyor. Ben de “Bu işin fıtratında hiç denetim yapmak yok mu, hiç yeterli önlemleri almak yok mu?” diye soruyorum.


Başbakan, kaza ve ölümlerle ilgili olarak sanki koşulları eşit ve hiç teknolojik gelişmeler yokmuş gibi, benzerlik göstermek için 1860 İngiltere’si ile 2014 Türkiye’sini karşılaştırıyor.

Acaba Başbakan, bu yaklaşımıyla 2014 yılındaki Türkiye’nin, 1860 yıllarındaki İngiltere’sine benzediğini mi kanıtlamış oluyor veya Başbakan, hala 1860 yıllarında mı bulunuyor?

Başbakan, 2014 ABD’si ile 2014 Türkiye’sini bir türlü karşılaştıramıyor. Bakalım, 
bir milyon ton kömür başına düşen işçi ölümleri:

ABD: 0.02

Çin: 1.7
Türkiye: 7.22

Başbakan’ın yaklaşımıyla bu işin fıtratında kazalar ve ölümler var idiyse; neden biz daha çok ölüyoruz? Neden ABD’deki maden ocaklarında bu fıtrat denilen şey geçerli olmuyor?


Acaba yöneticilerin fıtratlarında eşitlik ve adalet yok mu, denetlemek yok mu, gerekli önlemleri almak yok mu, insana saygı yok mu? Ülkede oluşan bütün olumsuzluklar ve ölümler fıtrata ve kadere bağlanıyor ve böylece sorumluluklardan sıyrılınmaya çalışılıyor; hatta polisler tarafından etkisiz bir duruma getirilen maden işçisine tekmeler vurup, yedi gün çalışamaz raporu bile alanlara ses bile çıkarılmıyor, madencilerin fıtratlarında ölmek gibi dayak yemek de mi var?


15 yaşında ve 16 kiloya düşerek yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın mezarına bırakılan bilyeyi gören Başbakan, binlerce işçinin çalıştığı kilometrelerce derinlikte ve kilometrelerce etrafa yayılan maden ocaklarındaki eksiklikleri neden göremiyor, neden gerekli önlemleri aldırmıyor ve sonuçta 301 emekçi can veriyor?


Soma cinayetinin sorumlusu:
Hükümet mi,
Türkiye Kömür İşletmeleri mi,
Soma Holding mi?

Bunun kararını yargı verecek.


Şimdi biz bu 301 maden işçinin yaşamını yitirmesine felaket mi yoksa cinayet mi diyeceğiz?


Kaza ve felaketler, öngörülemeyen olaylar değil midir? Biz bu olayın ortaya çıkabileceğini öngöremedik mi, yıllarca kömürün yanmasını ve bütün uyarıcıların uyarılarına bakarak, artan karbonmonoksit gazının işçileri zehirleyeceğini öngöremedik mi? Öngörmüş isek göz göre göre bu işçileri neden zehirlenmelerine engel olmadık, bu bir cinayet değil mi?


Bu olay; zalimlerin, mazlumlara yaptıkları bir işkence, bir zulüm değil mi?





 


28 Mayıs 2014 Çarşamba 16:33
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

GÜNDEM

Saçlardan sürükleyenlere ne oldu?

Manisa'da Gülen cemaati'ne yönelik operasyonda gözaltına alınan başörtülü kadınlara kelepçe takılması

Başörtülü vekil darp edildi, gaz yedi

HDP'li vekillerin de olduğu gruba polis sert bir şekilde saldırdı.

EMEP'ten başkanlık sistemine karşı çağrı

Emek Partisi (EMEP) 1 Kasım seçim sonuçlarıyla ‘tek başına iktidar’ olan AKP’nin ve Saray’ın başkanlık

TOKİ konutları için kura çekilecek

Malatya'da TOKİ konutları için 17-18 Kasım günlerinde kura çekimi yapılacak.

Büyükşehirde gündem meyve!

Malatya Büyükşehir Belediye Meclisi'nde nar, ceviz ve üzüm ikramı yapıldı.

Hayvan haklarında sınıfta kaldık

Hayvan Hakları İzleme Komitesi, AB Türkiye İlerleme Raporu'nda hayvanların "hakları olan canlılar olarak değil;

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

MALATYA - HAVA DURUMU

MALATYA