19 Kasım 2017 Pazar

Malatya çöl olmasın

Kemal Uysaler

Kemal Uysaler

E-Posta : kuysaler@yahoo.com

Evlatlarımızdan emanet aldığımız doğayı, özelde Malatya, genelde de ülke boyutlarında bir rant kaynağı durumuna getiriyoruz; bu nedenle durmadan, yılmadan ve bıkmadan yazacağım…
Bir zamanlar, Malatya denilince akıllara yeşillikler ve çağlayarak akan sular ve dereler gelirdi.
Günümüzde ise tüm Malatya, adeta yeşilinden soyulmuş; suları ise buharlaşmış.
Oysa yerleşik yaşantıya geçilmekle birlikte; nehir ve göl kenarları insanlar tarafından yerleşim alanları olarak seçilmişti.
Bilindiği gibi insan vücudunun ve dünyanın 2/3 sudan ibarettir, yeşillikler ise doğanın suyla birlikte insana sunduğu en değerli birer armağandır.
Malatya’da meyve ve sebze bahçeleri ile birlikte yeşil yok edilmiş, her geçen gün de yok edilmektedir. 
Onların yerine hiçbir estetiği ve mimari özellikleri olmayan ve doğayla bütünlük sağlamayan kibrit kutusu gibi çok katlı ve çok odalı beton binalar üretilerek; demir ve beton yığınları oluşturulmuş; bu betonların aralarına da nedendir bir türlü anlayamadığım kilit taşları örülmüş ve böylece de topraklar da yok edilmiş.
Her tarafta örülen bu kilit taşları neyin nesidir böyle, bu taşlardan rant elde edenler mi var?
Felaket, ön görülemeyen olaylardır. Ancak bazı olaylar vardır ki, ön görülür olduğu halde görmemezlikten gelinir veya aymazlık içine düşerek gerekli önlemler alınmadan bir felaketle karşı karşıya kalınabilir.
Bu kış mevsiminde ve önümüzdeki yıllarda:
Malatya’ya yoğun bir şekilde karların yağması ve baharda oluşan yağmurlarla birlikte karların eriyerek, olağanüstü çoğalıp bir sel durumuna gelmesi ve Beydağı’ndan aşağılara doğru bu selin olanca hızıyla akması düşünüldüğünde; 
Toprak kalmadı ki bu suların belli bir bölümünü emsin; ağaçlar ve ağaçlarla birlikte diğer bitki örtüsü de kalmadığından, bu seli az da olsa kessin ve bir felaketin olmasını önlesin.
Böyle beklenilmedik bir durumda Malatya’nın hali ne olur, düşünebiliyor musunuz? Yetkililer çıkıp bunun adını felaket koyup, bunu da kadere mi bağlarlar dersiniz?
Acaba Malatya Belediyesi, böyle bir durumla karşı karşıya kalınabileceğini ön görerek, herhangi bir önlem almış mıdır? Yoksa binlerce insanı tehlikeyle baş başa mı bırakacaktır?
Acaba Malatya’nın daha ne kadarı yeşilinden yok edilerek, sözüm ona çok katlı ve de çok odalı binalara terk edilip, Malatya çölleştirilecektir?
Bu çölleşmeye dur diyenler olacak mı?
Yeter artık, doğayı daha fazla katletmeyin; bir gün gelir doğa intikamını alır, diyebilecekler olacak mı?
Unutmayalım, kentler uygarlaşmanın bir sonucudur. 
Uygarlaşan insanlar, oluşturdukları kentlerde doğayla ve doğada bulunan tüm yaratıklarla birlikte ve doğayı koruyarak ve doğaya sahip çıkarak yaşarlar.
Doğayı korumayan ve katleden, suları toprağın emmesini ve yer altı sularının oluşmasını engelleyerek, suları buharlaştıran insanlara ne denir? 
Onu da sizler söyleyin.
Olan Malatya’ya ve Malatya’daki güzelliklere oluyor; her geçen gün ortaya çıkan olumsuz gelişmeler, acaba Malatya çölleştiriliyor mu? Sorusu sürekli olarak kafama takılıyor ve şimdi ben de bu durumun sorumluları kimlerdir? 
Diye de soruyorum.
Çünkü bir zamanlar Malatya’yı anlatırken, “Yeşil ve su” diyordum…
Şimdi, “Beton, kilit taş ve asfalt” diyorum…
Umarım, gelecekte “Malatya çöl oldu” demem.
Kemal UYSALER
 
 


30 Kasım 1999 Salı 00:00
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

GÜNDEM

Saçlardan sürükleyenlere ne oldu?

Manisa'da Gülen cemaati'ne yönelik operasyonda gözaltına alınan başörtülü kadınlara kelepçe takılması

Başörtülü vekil darp edildi, gaz yedi

HDP'li vekillerin de olduğu gruba polis sert bir şekilde saldırdı.

EMEP'ten başkanlık sistemine karşı çağrı

Emek Partisi (EMEP) 1 Kasım seçim sonuçlarıyla ‘tek başına iktidar’ olan AKP’nin ve Saray’ın başkanlık

TOKİ konutları için kura çekilecek

Malatya'da TOKİ konutları için 17-18 Kasım günlerinde kura çekimi yapılacak.

Büyükşehirde gündem meyve!

Malatya Büyükşehir Belediye Meclisi'nde nar, ceviz ve üzüm ikramı yapıldı.

Hayvan haklarında sınıfta kaldık

Hayvan Hakları İzleme Komitesi, AB Türkiye İlerleme Raporu'nda hayvanların "hakları olan canlılar olarak değil;

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

MALATYA - HAVA DURUMU

MALATYA