19 Kasım 2017 Pazar

“Elveda Suriye!”

Kemal Uysaler

Kemal Uysaler

E-Posta : kuysaler@yahoo.com

Sınırımıza, bir maraton koşusu mesafesinden daha kısa olan, 36 kilometredeki Saygı Karakolu ve Süleyman Şah Türbesi’nin bulunduğu on bin metrekarelik toprak:

Fransızlarla 1921 yılında yapılan Ankara Antlaşması ve 1923 yılında yapılan Lozan Antlaşması ile buranın Türkiye’nin mülkiyetinde olduğu kabul edilmiş; Suriye ile 1956 yılında yapılan Halep Protokolü ile de Suriye bunu teyit etmiştir.


Sonuç itibariyle burası bir Türk toprağıdır.


İşte, 21.02.2015 Cumartesi günü, riskli bir durumun oluşması gerekçesiyle, Suriye’deki bu Türk toprağında bulunan Saygı Karakolunda görevli 38 asker ile Süleyman Şah Türbesi’ndeki Süleyman Şah ve iki askerin naaşları, yine Suriye toprakları içinde ve sınıra 180 metre uzaklıkta olan Eşme Köyü’ne konuşlandırılmak üzere Türkiye’ye getirildi.


Bunun bir operasyon olduğunu belirten İktidar, askerlerimizi riske atamazdık, bu nedenle bu operasyonu düzenledik ve başarıyla da sonuçlandırdık, bu bir zaferdir anlamında Türk ve dünya kamuoyuna olayı aktarmıştır.


Üç-beş Mehmet öldü diye Meclisi mi toplayalım diyenlerin, Saygı Karakolu’ndaki askerlerin zarar görecekleri endişesiyle bu toprakları terk etmiş olacaklarını inandırıcı bulmuyorum.


Kıbrıs ve Kardak olaylarını hatırlayınca…


Hele, İngiltere’ye binlerce mil uzakta bulunan Arjantin kıyılarındaki Fakland Adaları’nın, Arjantin tarafından işgal edilmesi üzerine İngilizlerin, bu adaları Arjantin işgalinden arındırmasını düşündükçe…


Aklıma takılan soru:


Acaba bu operasyon, zafiyetten kaynaklanan bir ricat mıdır? Oluyor.


Bir toprak, ya vatandır ya da vatan değildir; bu toprağın küçük veya büyük olması bu gerçeği değiştirmez. Terk edilen bir toprak parçası, on milyon kilometrekare olunca vatan olur ve terk edilmez; on bin metrekare olunca vatan sayılır ama terk edilebilir diye bir anlayış olamaz.


Bu bölgenin riskli bir duruma gelmesi ve bu nedenle de bu operasyonun yapılması, AKP iktidarının Ortadoğu’da izlediği başarısız bir strateji ve başarısız bir politikanın sonucudur.


AKP’nin ABD patentli Ortadoğu politikası, Ortadoğu’daki laik yönetimleri ortadan kaldırarak bunun yerine sözüm ona liberal demokrasi yönetimlerinin kurulmasında rol almaktır.


Yani Ortadoğu’da; Mısır’da İhvan ve Tunus’ta da Nahda adını alan Müslüman Kardeşler aracılığı ile bir “Ilımlı İslam” yapılanmayı gerçekleştirmektir.


Mısır, Yemen, Bahreyn, Libya ve Tunus’ta “Arap Baharı” adı altında yaşanılan olayların ve iktidar değişikliklerin kökeninde bu politika vardır.


Suriye’de bu politika kısa zamanda gerçekleşmeyerek bir iç savaşı başlatmıştır.


Suriye yönetiminin İran, Çin ve Rusya tarafından desteklenmesi; buna karşın, yönetim karşıtlarının da geri planda ABD ve AB ülkeleri ile öne çıkan Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan tarafından desteklenmeleri, Suriye’de iç savaşın uzamasına da neden olmuştur.


ABD, AB, Katar ve Suudi Arabistan, yönetim karşıtlarını destekleme politikalarından vazgeçmişler, ancak AKP iktidarı izlediği politikalarda herhangi bir değişikliğe gitmemiştir.


Sonuçta Suriye, iç savaş nedeniyle egemenlik kurduğu toprakların bir bölümünü elinde tutamamış, bu topraklarda IŞİD adını alan bir devlet ile PYD adını alan ve AKP iktidarı tarafından terör örgütü olarak nitelenen örgütünün yönetimine geçmiştir.


AKP iktidarı, operasyon öncesinde; ABD, Suriye, PYD güçlerinin bilgilendirildiğini, bu güçlerin herhangi birinden deste ve yardım görmediğini söylemiş ise de; bazı çevreler, PYD güçlerinin rehberliğinde operasyonun gerçekleştiğini belirtmişlerdir.


Operasyon sırasında, IŞİD ve PYD güçleri tarafından kaynaklanan herhangi bir olumsuzluk yaşanılmamış olması; Türkiye’nin, “Komşularıyla Sıfır Sorun Politikası”nın geçerliliğini de göstermiştir!


Böylece Şam’daki Emevi Cami’de Cuma Namazı kılma politikası, Süleyman Şah’ın ruhuna Fatiha okuma politikasına dönüşmüştür.


Aslında Fatiha Süleyman şahın ruhuna değil de, iflas eden AKP politikalarına okunmalıdır.


Yeni Türbe inşası için PYD güçleriyle nasıl bir uzlaşıya varıldı şimdilik bilemiyoruz.


AKP İktidarı, Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu’nun yerini değiştireceğine, Suriye politikasını değiştirmeliydi.


Bizler de topraklarımızı kaybedenler olarak, “Elveda Suriye” dememiş olurduk…



26 Şubat 2015 Perşembe 23:45
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

GÜNDEM

Saçlardan sürükleyenlere ne oldu?

Manisa'da Gülen cemaati'ne yönelik operasyonda gözaltına alınan başörtülü kadınlara kelepçe takılması

Başörtülü vekil darp edildi, gaz yedi

HDP'li vekillerin de olduğu gruba polis sert bir şekilde saldırdı.

EMEP'ten başkanlık sistemine karşı çağrı

Emek Partisi (EMEP) 1 Kasım seçim sonuçlarıyla ‘tek başına iktidar’ olan AKP’nin ve Saray’ın başkanlık

TOKİ konutları için kura çekilecek

Malatya'da TOKİ konutları için 17-18 Kasım günlerinde kura çekimi yapılacak.

Büyükşehirde gündem meyve!

Malatya Büyükşehir Belediye Meclisi'nde nar, ceviz ve üzüm ikramı yapıldı.

Hayvan haklarında sınıfta kaldık

Hayvan Hakları İzleme Komitesi, AB Türkiye İlerleme Raporu'nda hayvanların "hakları olan canlılar olarak değil;

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

MALATYA - HAVA DURUMU

MALATYA