19 Kasım 2017 Pazar

7 Haziran Seçimleri ve CHP

Kemal Uysaler

Kemal Uysaler

E-Posta : kuysaler@yahoo.com

CHP, Türk demokrasisinin kurucusu ve Türkiye’deki siyasal partilerin ana damarı durumunda olan; demokrasimize can veren, demokrasimizi besleyen ve sürekli olarak kendisini yenileyen bir siyasal partidir.

CHP, 1965 yılında “Ortanın Solu” anlayışıyla kendisini yenilemiş; gerek sendikalardaki, gerek Avrupa, gerek Doğu ve Güneydoğu Anadolu yöreleri ve gerek metropolleşmeye evirilmiş kentlerde ortaya çıkan ve “varoşlar” olarak değerlendirilen yerleşim birimlerindeki vatandaşları kucaklamıştır.

Ayrıca; 

1960’lı yıllarda Avrupa’da esen sol rüzgârların Türkiye’yi biraz serinletmiş olması,
Sendikalaşmanın yaygınlaşması ve sendikalarla kurulan olumlu bağlar,
Gençlere güven duyulması ve önem verilmesi,

ABD Başkanı Johnson’un Kıbrıs Çıkartması ile ilgili İsmet İnönü’ye gönderdiği mektup, 
Toplumla kurduğu güçlü bağlar,

ABD’nin, Türkiye’de afyon ekimini yasaklamak istemesi karşısında, Bülent Ecevit’in dik duruşu ve 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, 

CHP’yi Türkiye’nin gözde bir partisi durumuna getirmiş ve tüm bu olumlu etkenler sonucunda, 1977 yılında yapılan Genel Seçimlerde CHP’nin oy oranı %42 olmuştur.

Kapitalist uygulama, II. inci Dünya Savaşı’ndan önce ABD ve İngiltere’de uygulanmakta iken, II. inci Dünya Savaşı’nda; Alman Nazizm’i ile Alman ekonomisi, İtalya Faşizm’i ile İtalya ekonomisi ve Japonya ekonomisinin çökertilmesi sonucunda, genişlemeye ve dolar da bir yatırım aracı olarak değer bulmaya başlamıştır.

Hızla yayılmasını sürdüren kapitalizm, Türkiye sınırlarına dayanıp, karma ekonomi sistemini zorlamaya başlamış ve 12 Eylül Askeri Darbesiyle de ağırlıklı olarak Türkiye’de de uygulanmaya başlanmıştır.

 12 Eylül Askeri Darbesi, sol kesimi ezip geçerken kurumsal olan CHP’nin kadrolarını da dağıtarak CHP’nin oy tabanında bir boşluk yaratmıştır.

12 Eylül sonrasında; özellikle Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da Kur’an Ayetleri’nin açıklandığı, benim annem tarikat mensubudur denildiği ve böylece de bu günkü iktidarın altyapısının hazırlanmaya başlanıldığı ve nihayet; 

Ortadoğu’da etnik ve din temellerinde yapılan sonu gelmeyen savaşların oluşturduğu bir ateş çemberi içersinde iken; sen Alevisin, sen Zaza sın, ben de Sünni’yim şeklindeki toplumda bölünmelere yol açacak yaklaşımlar; “ben, dinime” ve “ben “dilime” oy veririm eksenlerinde seçmenleri gruplaştırmıştır. 

Kısacası 12 Eylül Askeri Darbesi’yle CHP’den boşaltılan varoşlar ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu yöreleri AKP ve HDP tarafından doldurulmuştur.

Ayrıca Avrupa’daki vatandaşlarımız, özellikle de 12 Eylül sonrasında, yoğunluklu olarak dincilerin oluşturdukları; Deniz Feneri, Yimpaş, Jetpa, Konbasan vb sömürü araçlarının sömürü ağlarına düşmüşlerdir.

Bu gelişmeler sonrasında CHP;  

Tekrar toparlanma sürecine ağırlıklı olarak sol söylem olan “eşitliğin” yanında “özgürlük” söylemini ve bunların yanı sıra da “adalet” söylemini getirerek, Siyasal eksenini belirlemiş ve bu değerlerin yanına; 

İnsanı, insan haklarını, çevreyi, enerji sorunlarını, para ekonomisi yerine reel ekonomiyi, ileri teknolojiyi, nano teknolojisini, mal ve hizmet üretimlerinin yanında ağırlıklı olarak bilgi ve teknoloji üretimini getirmiş; 

Tarım ve sanayi ekonomisinin yanı sıra bilgi toplumu ekonomisinin de uygulanması gerektiğini ön görerek bir yükseliş trendi yakalamıştır.

Kişiler ve kimlikler üzerinden yapılan siyaset, vatandaşlara hiçbir yarar sağlamıyor, bu nedenle; CHP’nin, örgüt olarak yakaladığı yükseliş trendini sürdürebilmesi için: 

Çalışmalarında; varoşlara, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya ve Avrupa’ya tekrar ağırlık vermelidir inancındayım, ayrıca vatandaşlarla olan bağını tekrar güçlendirmeli, vatandaşlarla kurduğu köprüleri sağlamlaştırmalı, sendikalar ve gençliği yanına çekerek değerlendirmeli ve Bilgi Toplumuna özgü eğitim sistemini projelendirmelidir.

Yeni siyasi kanallar oluşturmalı, toplumu heyecanlandıracak ve sürükleyecek bir motivasyon üretmelidir, “Soygun Düzenini Değiştireceğiz,” “Tencereler Kaynayacak,” “Gelecek Milletin Olacak.”gibi.

Vatandaşların CHP’de çalışmaları için CHP’li olmaları ön koşul olmamalıdır.  Bu tür durumlarda, CHP içinde hiçbir zaman siyasi bağnazlıklar yaşanılmamalıdır.

Milletvekilleri adaylarının büyük bir bölümünü ön seçimle saptayan CHP, böylece seçimler öncesi bir enerji oluşturmuş ve her alanda olduğu gibi, demokrasi alanında da öncülüğünü ve rehberliğini bir kez daha göstermiştir.

12 Eylül öncesi ve sonrasında toplumun uğradığı baskı, şiddet ve zulümlerin son bulması ve özgürlük ortamının yaratılması ve yaşanılması için bir şefkatli ana kucağı olan CHP’nin iktidara gelmesi gerektiği inancındayım.

CHP’ye 7 Haziran seçimlerinde başarılar diliyorum. Ülkemiz ve toplumumuz için olumlu sonuçlar doğurmasını bir vatandaş olarak bekliyorum.

Kemal UYSALER
04.04.2015-İZMİR


 


05 Nisan 2015 Pazar 15:44
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

GÜNDEM

Saçlardan sürükleyenlere ne oldu?

Manisa'da Gülen cemaati'ne yönelik operasyonda gözaltına alınan başörtülü kadınlara kelepçe takılması

Başörtülü vekil darp edildi, gaz yedi

HDP'li vekillerin de olduğu gruba polis sert bir şekilde saldırdı.

EMEP'ten başkanlık sistemine karşı çağrı

Emek Partisi (EMEP) 1 Kasım seçim sonuçlarıyla ‘tek başına iktidar’ olan AKP’nin ve Saray’ın başkanlık

TOKİ konutları için kura çekilecek

Malatya'da TOKİ konutları için 17-18 Kasım günlerinde kura çekimi yapılacak.

Büyükşehirde gündem meyve!

Malatya Büyükşehir Belediye Meclisi'nde nar, ceviz ve üzüm ikramı yapıldı.

Hayvan haklarında sınıfta kaldık

Hayvan Hakları İzleme Komitesi, AB Türkiye İlerleme Raporu'nda hayvanların "hakları olan canlılar olarak değil;

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

MALATYA - HAVA DURUMU

MALATYA