19 Kasım 2017 Pazar

Seçim(lere) giderken

Hasan Yiğitler

Hasan Yiğitler

E-Posta : hasanyigitler@gmail.com

Türkiye’de medya tam anlamı ile iktidar tarafından bloke edilmiştir. Medya kuruluşları; ya Sabah-ATV satış (-devir) sürecinde olduğu gibi iktidarın dayatmaları ile doğrudan doğruya yandaş-akraba gruplarına verilerek birinci elden (yarı)resmi yayın organları haline getirilmiştir; ya vergi borcu v.s. baskı araçları ile hizaya getirilmiştir ya da Milliyet v.s. örneklerinde olduğu gibi bir bahane ile iktidarla iyi geçinmek zorunda olan gruplara emaneten teslim edilmiştir. Bütün medya kuruluşlarında, iktidarın beğenmediği herhangi bir şey yazmak imkansız hale getirilmiştir. Tedricen bütün muhalif yazarlar-çizerler kadro dışı bırakılmış, kalanlar da –tabir yerinde ise- hadım edilmiştir!

Ülkenin uzun bir geleceğini ilgilendiren üç seçim öncesi demokrasi açısından endişe verici bir durum söz konusudur.

YARGI ERKİNİN BÜTÜNÜYLE İKTİDAR VE YAN KURULUŞLARI TARAFINDAN KUŞATILMIŞ OLMASI ise bir başka vahim durumdur.

Anayasa Mahkemesi Başkanı, ulu orta SİYASİ demeçler vermekte, emekli olması durumunda sığınacağı çardak altı arayan bir bürokrat görüntüsü çizmektedir. Başkanı olduğu (yüksek) mahkemeyi, herhangi bir bakanlığa bağlı bir şube müdürlüğü düzeyine indirmiştir. Anayasa Mahkemesi, yasaların Anayasaya uygunluğunu denetleme görevini bir kenara bırakmış, Anayasa başta olmak üzere mevzuatın iktidardaki fundamentalist zihniyete uygun olup olmadığını araştıran bir birim haline gelmiştir. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı tanınması ise mahkemenin saygınlığına son darbeyi vurmuş, iş iyice sulanmıştır.  Eskiden verdiği kararlarla gündemi değiştiren bir yargı kurumu, haylazlıkları için açık kapı arayan boşgezer takımının, Zembilli Haşim Efendisi haline gelmiştir.

Bütün yargı organlarında yandaşlar cirit atmaktadırlar. Atamalarda liyakat değil, sadakat ve itaat esas alınmaktadır. İktidarın, sıkıştığı anda bütün bu kurumları ve oraya atadığı kişileri kendi siyasi çıkarları için kullanacağı şüphe götürmez. 

Gündeme fazla gelmeyen bir gerçek daha var. İktidarın ve yandaşların işlemleri ve eylemleri YARGI DENETİMİNİN dışında kalmıştır! Kamu kurumlarında, belediyelerde veya bağlı şirketlerde iktidar yandaşları tarafından yapılacak usulsüz veya yolsuz bir işlemin sorgulanması ve yargı önüne getirilmesi nerede ise imkânsızdır. Kamuoyunun bundan haberdar olması da mümkün değildir!

Cumhuriyetin temel değerlerini savunmak, demokratik herhangi bir değere sahip çıkmak –nerede ise- suç haline getirilmiştir. 

Ne yazık ki muhalefet de uyurgezer durumdadır. 

Muhalefetteki siyasi partiler, iktidarın ve ortaklarının belirlediği gündemin dışına çıkmayı becerememektedirler. Kendilerine ne layık görülmüşse ona sıkıca sarılmaktadırlar. Korkmuş ve sinmiş bir görüntü içindedirler. 

Siyasi partilerin dışındaki sivil hareketler dağınık ve başıbozuk bir durumdadır. Bu hareketleri halkın yararına kanalize edebilecek siyasi (veya sosyal) örgütler yoktur!

Her gün halkın arasındayım. Gözlüyorum, dinliyorum. Halk bu iktidarın uygulamalarından bıkmış usanmış durumdadır. Daha önce büyük bir hevesle iktidar partisine destek olmuş kişiler bile hayal kırıklığı içindedir. 

Etrafınıza bir bakın. Yüzü gülen insan görüyor musunuz? Bu genel mutsuzluğun sebebinin, sırf maddi imkânlar, sırf ekonomik nedenler olduğuna inanmıyorum. 

İnsanlar endişe içindedir. Türkiye’nin dış politik anlamdaki dümeni bu iktidarın elinden kaçmıştır. Türkiye bu alanda başı kesilmiş tavuk gibidir! AB Bakanı denen arkadaş ile iktidarın bakanları ve milletvekilleri, seçim çalışmalarını gerekçe göstererek AB ile ilgili önemli toplantıları terk ediyorlar! Ülke çıkarları falan bunların umurunda değil! Bunlar MAMA peşindeler! Ali Dibo peşindeler! 

Yakın bir zamanda AKP ile cemaat arasındaki hırlaşmayı gördünüz değil mi? Birden herkes elindeki belgelerin birkaçını –kiralık- gazete(ci)ler- vasıtası ile servis edip açıklamaya başladı! Ne demek bu? Bu herifler, birbirlerinin açıklarını, yolsuzluklarını, samimiyetsizliklerini, iki yüzlülüklerini belgeleyip bir kenara koyuyorlar! İhtiyaç duyarlarsa bunları birbirlerine karşı KOZ olarak kullanıyorlar! Kim bilir daha ne belgeler, ne görüntüler var? Bu işlerde bir samimiyet, fazilet, iyi niyet var mı? Baktılar ki iş kötü, birden bire kıç kıça verdiler ve kuzu sarması oldular! 

Halkın artık bunların samimiyetsizliğini, umursamazlığını, dünya malı için kılıktan kılığa girdiklerini anlaması lazım. Muhalefet partilerinin, halkın muhalefetini doğru algılaması, doğru yönlendirmesi lazım!

Her yaptığı yanına kar kalan bir iktidarın halkı düşünmesi için bir sebep var mı? 

Bu iktidara demokratik bir ders vermek lazım! 

Böylece –belki- muhalefet de silkinip toparlanmak zorunda kalır! 


11 Aralık 2013 Çarşamba 00:19
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

GÜNDEM

Saçlardan sürükleyenlere ne oldu?

Manisa'da Gülen cemaati'ne yönelik operasyonda gözaltına alınan başörtülü kadınlara kelepçe takılması

Başörtülü vekil darp edildi, gaz yedi

HDP'li vekillerin de olduğu gruba polis sert bir şekilde saldırdı.

EMEP'ten başkanlık sistemine karşı çağrı

Emek Partisi (EMEP) 1 Kasım seçim sonuçlarıyla ‘tek başına iktidar’ olan AKP’nin ve Saray’ın başkanlık

TOKİ konutları için kura çekilecek

Malatya'da TOKİ konutları için 17-18 Kasım günlerinde kura çekimi yapılacak.

Büyükşehirde gündem meyve!

Malatya Büyükşehir Belediye Meclisi'nde nar, ceviz ve üzüm ikramı yapıldı.

Hayvan haklarında sınıfta kaldık

Hayvan Hakları İzleme Komitesi, AB Türkiye İlerleme Raporu'nda hayvanların "hakları olan canlılar olarak değil;

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

MALATYA - HAVA DURUMU

MALATYA