19 Kasım 2017 Pazar

Rüya

Hasan Yiğitler

Hasan Yiğitler

E-Posta : hasanyigitler@gmail.com

17 Aralıktan bu yana bana bir şeyler olmaya başladı sevgili okurlar. Karışık-buruşuk rüyalar görmeye başladım. Sanki bir yerlerden bir mesaj gelecekmiş duygusuna kapıldım. Yetmedi, AYDINLATICI bir rüya görmeye mecburmuşum gibi bir duyguya kaptırdım kendimi! Ama kardeşim, (hâşâ) Allah-ü Teâlâ’nın bize borcu mu var ki pat diye istediğimiz kalite ve uzunlukta bir rüya görelim! 

Geçen akşamların birinde, dualarımızın ve aşırı istekli olmamızın mükâfatını aldık elhamdülillah! 

Hakkın rahmetine kavuşmuş olacağım ki, MAHŞER gibi bir kalabalıkta, itile kakıla, anlatılması güç genişlikte bir alana doğru ilerliyorum. Alan dersem, dünyadaki gibi anlamayın! Ben diyeyim bin kilometre, siz deyin Seksen Bin deniz mili çapı var ama taaa öbür başındaki adamın yüzünü, bir metre yakınındaymışsınız gibi net görüyorsunuz! Sağımda solumda, çeşitli çap ve ebatta, her renk ve boyda insanlar-cinler görüyorum! Ancak ne hikmetse, kadınlar ayrı, erkekler ayrı yerde değil! Sağımdaki solumdaki adem ve cin tayfasından öğreniyorum ki insu cin HESAP VERMEYE gidiyoruz! Bize anlatıldığı gibi, herkes günahlarını bir torbacığa koyup Keloğlan misali götürüyor değil! Her şey SEMBOLLERLE anlaşılabiliyor! Ne yalan söyleyeyim, korkuyorum. Ancak sağımdan solumdan bu dünyada başını namazdan kaldırmayan, ŞEKLİ dini vecibelerini göstere göstere yerine getiren tanıdık simaları gördükçe korkum hafifliyor! Bu dünyada sanki Allah’tan peygamberden torpilli imiş gibi geçinen insanlar, yolu tavuk gibi kafaları önlerinde yürüyorlar ki görmelere yürek dayanmaz! 

Politikacıların üzerinde el kol sallayarak konuşmayı, palavra atmayı çok sevdiklerine benzeyen haşmetli kürsülerde SORGUCULAR oturmuş, öyle bir halleri var ki babasının oğlu olsa kimseye acımayacakları konusunda en ufak bir kuşku yok! Yine anlıyorsunuz ki YAZGINIZA ait bütün veriler bunlar tarafından içselleştirilmiş, soru sorduklarında KIVIRTMANIN hiçbir faydası yok! Ulaaan, Burada TORPİL de yok!..

Sorgucular, arada bir dönüp arkalarındaki NUR huzmesine doğru hareketlerde bulunuyorlar! Anaaaaa! Her ümmetin peygamberi kendi ümmetinden olan insu cinin sorgusuna ŞEFAATLE katılıyor!

Bizim tarafta birden bir dalgalanma oluyor! Önemli bir sorgulamanın eşiğinde bulunulduğunu hissediyorsunuz! Bütün günah erbabı, denizin dalgalandığı gibi dalgalanıp, TOPLUMSAL BİR İNİLTİ ÇIKARIYOR! Yahu, nasıl anlatsam? Bu rüyayı görmeyene anlatmak ne mümkün! Tanıdık simalar ön tarafa getiriliyorlar! Kimisi uzun, kimisi kısa, kimisi göbekli, kimisi dal gibi ince, ilk bakışta kim olduğunu anlıyorsunuz ama şekil ve şemailleri bu dünyadakinden çok farklı! Biraz tilkiye, biraz AK babaya, biraz kunduza, biraz leş kargasına, biraz haşa huzur pislik böceğine benziyorlar! Daha doğrusu, durmadan mutasyona uğrayıp her seferinde bir başka mahlûkata dönüşüyorlar ama saniyeler geçmeden başka bir yaratık haline geliyorlar! 

Bunların hangi BÜYÜK GÜNAHLARI işledikleri de semboller halinde bir yerlerinden zuhur ediyor! Mesela, birisinin büyük günahı HIRSIZLIK ise, bu “H” harfi karnında zuhur ediyor, çeşitli yanardöner simgeler eşliğinde diğer harfler de bir ahenk içinde peyda oluyorlar! İşte burada bir şeye dikkat edeceksiniz! Burada HIRSIZ tabiri, eşya çalan ya da yankesicilik yapan tiplere değil, MİLLETİN MALINI ÇALANLARA deniyor!

YOLSUZLUK kelimesini ihtiva eden yaratıklar, daha kıvrak ve daha çok değişken oluyor! Yerlerinde duramıyorlar!

Mesela şu arkadaşın değişken vücudunda birden İRTİKÂP kelimesi beliriyor, siz biliyorsunuz ki bu haysiyetsiz, devletin kendisine verdiği yetkileri dünya malı için PAZARLAMIŞ! Tıpkı Allah’ın dinini pazarladığı gibi! 

En, en ön sıralarda birkaç kişi var ki, bunların vücutlarından hâsıl olan yazılar ve semboller akıl almaz bir hızla durmadan değişiyor! “hırsız”, “mürtekip”, “alavereci”, “dalavereci”!

En çok öne çıkan harf devasa bir “R” harfi! Devamında “ÜŞVET” geliyor! Arkasından diğer lanetli kelimeler beliriyor! Bunlardan birisinin “R” harfi o kadar belirgin ki siz, bu mahlûkatın RÜŞVETÇİBAŞI olduğunu anında hissediyorsunuz!

Arkadaşlar bunların o andaki hallerini anlatmanın mümkünatı yok! Şekilden şekilde giren, vücutlarında kafalarında değişken simgeler beliren envayi çeşit in ve cin! Ben günahkâr, hesap kuyruğunda beklerken bunlara karşı, TİKSİNTİ İLE ACIMA ARASI BİR ŞEYLER HİSSEDİYORUM! Tahammülü zor! Bir tek iyi tarafı var. Megatonlarla günahınız bile varsa bunlardan daha günahkâr ol(a)mayacağınızı biliyorsunuz!

Tam,  “…işte budur! Bu herifler dünyada hesap vermemek için, Allah’ın kelamını, buyruklarını bile değiştirdiler! Ulan bunlar yargılanıp cezalarını çeksinler, bize cehennem gül bahçesi gibi gelir...” diyorsunuz ki birden başka bir dalgalanma oluyor! Ne oluyor? Biraz öncekilerin CİVCİVLERİ getiriliyor meydana! Bu civcivleri, -her nedense- birer PARA KASASININ içine yatırmışlar, tüyleri yolunmuş, kıvrılıp duruyorlar! Öyle bir hale gelmişler ki, Yüzüklerin Efendisi’nin SMIAGOL (GOLLUM)’Ü bunların yanında Brad Pitt gibi kalır! Ya hu! Bunlar bildiğin civciv gibi değil! Kafaları AK baba kafası! Ayakları pençeli ama bereket versin tırnakları körelmiş! Altlarına bez niyetine bildiğin DOLAR ve EURO şeklinde paralar bağlanmış, pislemişler ki koku kâinatı sarmış! Sorguculardan yana bakıyorum. MÜŞTEKİ yerinde birkaç tane TÜYÜ BİTMEDİK YETİM oturuyor! Onlar boyunlarını büküp NUR saçan tarafa doğru baktıkça, bu civcivler ile onların sahibi mahlûkatlar daha çok inlemeye, kıvranmaya başlıyorlar!

Mahşeri kalabalık arasından önce tiz bir İNİLTİ, arkasından birkaç megaton bomba etkisinde bir HIÇKIRIK duyuluyor!

Ulan aman! Bu bizim tanıdığımız bildiğimiz GRİ HOCAEFENDİ!

-Aha! Diyorum. İşte şimdi turpu yuttuk! Öyle ya, elimize hasbelkader bir kalem ile birkaç tuş geçince adama “imam eskisi, ilkokul dışarıdan vaiz, Okyanus ötesi canavarı, Pensilvanya Müslümanı” demişiz! Şimdi ne halt edeceğiz ki adam günahkârlar için ağlama makamında kâmil insanlar içinde yerini almış! Peygamberin nuruna yakın! Artık sen şefaati unut!

Ancak o da ne? Adamcağız bizden yana bakmıyor bile! AK GÜNAHKÂRLARIN HALİNE AĞLAMAKTAN BİZİ NEREDEN GÖRSÜN FUKARA!

O mübarek ağladıkça, bu yaratıklar şekilden şekle, renkten renge giriyorlar ki denizde ahtapot, karada bukalemun halt etmiş! Vücutlarından her dilde kelimeler türüyor! Para kasalarındaki civcivler, belgesellerdeki dışlanmış yavru gibi kıvranıyorlar!.. Aman yarabbim!

Kan ter içinde uyanıyorum sevgili okurlar!

Allah encamımızı hayreyliye gayri! 



03 Mayıs 2014 Cumartesi 17:18
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

GÜNDEM

Saçlardan sürükleyenlere ne oldu?

Manisa'da Gülen cemaati'ne yönelik operasyonda gözaltına alınan başörtülü kadınlara kelepçe takılması

Başörtülü vekil darp edildi, gaz yedi

HDP'li vekillerin de olduğu gruba polis sert bir şekilde saldırdı.

EMEP'ten başkanlık sistemine karşı çağrı

Emek Partisi (EMEP) 1 Kasım seçim sonuçlarıyla ‘tek başına iktidar’ olan AKP’nin ve Saray’ın başkanlık

TOKİ konutları için kura çekilecek

Malatya'da TOKİ konutları için 17-18 Kasım günlerinde kura çekimi yapılacak.

Büyükşehirde gündem meyve!

Malatya Büyükşehir Belediye Meclisi'nde nar, ceviz ve üzüm ikramı yapıldı.

Hayvan haklarında sınıfta kaldık

Hayvan Hakları İzleme Komitesi, AB Türkiye İlerleme Raporu'nda hayvanların "hakları olan canlılar olarak değil;

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

MALATYA - HAVA DURUMU

MALATYA