19 Kasım 2017 Pazar

Hesap kitap - kara delik

Hasan Yiğitler

Hasan Yiğitler

E-Posta : hasanyigitler@gmail.com

Seçimin çekim alanına hızla girmekte olduğumuz şu günlerde, siyasi parti yetkililerinin  ve partilerden daha çok gündemde yer almayı beceren  R.T. Erdoğan, Abdullah Öcalan gibi unsurların söylediklerine (veya söylemediklerine) bakıyorum. Gündemin en önemli maddesi, her zaman olduğu gibi Kürt Meselesi. Kısa bir süre önce, R.T. Erdoğan liderliğindeki siyasi hareket ile Kürt Siyasi Hareketi (KSH) adına hareket ettiğini söyleyen unsurlar adına bir ortak açıklama yayınlandı. Şu kadar yıldır, Türkçe okuma yazma bilirim, okunan metnin ne olduğunu, ne anlama geldiğini anlayamadım! Anlaşılmasın ya da kim nasıl isterse öyle anlasın diye kaleme alınmış belli ki. 

Şu seçimin öncesinde -bence- Türkiye'nin ilk ve en önemli gündemi SEÇİM BARAJI denen ucubenin kaldırılması (veya aşağı çekilmesi) olmalıydı. Demokratikleşme dediğimiz şu zıkkımı ağzına alan her samimi siyasetçinin buna itirazı olmamalıydı. İktidardaki koalisyon  (R.T. E. Ltd. ve AK A.Ş.) bırakın kaldırma yönünde adım atmayı, konuyu görüşmekte iken Anayasa Mahkemesi'nin üstünde KORKUNÇ BİR KUMPAS kurarak niyetlerini belli ettiler. İki şirket için normal bir davranış biçimiydi bu. Çünkü, ayakları sürçtüğü anda kendilerini mahkeme karşısında bulma şeklinde tezahür eden 17-25 Aralık KORKUSU fazla bir hareket alanı bırakmıyordu.

İktidar ortağı iki şirketin korkularını gidermek için ellerine geçirdikleri devlet mekanizması yanı sıra makul bir çoğunlukla iktidara gelmeleri yetmeyecek gibi görünmektedir. Kürt Siyasi Hareketi ile uzlaşma (seçim ittifakı) aramalarının altındaki sebeplerden biri budur. Bu iki hareketi birlikte olmaya zorlayan payda (değişik sebeplerle de olsa) halihazırdaki CUMHURİYETE KARŞI OLMALARIDIR. Doğrusunu isterseniz, mevcut Anayasa (ve rejim) KSH'nin nihai amacı önünde engeldir. R.T. Erdoğan (ve yedeğindeki AKP) ise SEÇİMLE İKTİDARIN DEĞİŞEBİLMESİ İHTİMALİNE bile tahammül edecek noktayı çoktan geçmiştir.

Her iki taraf da değişik saiklerle ve değişik ölçülerde ÜNİTER DEVLET, HUKUK DEVLETİ, LAİK DEVLET, SOSYAL DEVLET gibi umdeleri kendi siyasi hedefleri için ayak bağı olarak görmektedir. Birkaç gün önce yapılan ORTAK AÇIKLAMAYI böyle okumak gerekir. Üzerinde uzlaşma sağlandığı açıklanan maddelerin ne anlama geldiğinin hiç kimse tarafından anlaşılamaması için AZAMİ GAYRET gösterilmiş olması bu tür işbirliklerinin FITRATI GEREĞİDİR. Doğrudur eğridir bilmem ama bu bir SEÇİMDE İŞBİRLİĞİ bildirgesidir. Görüşmeler kapalı kapılar arkasında (birilerinin aracılığı ile) yürütülmektedir. Dolayısı ile nelerin pazarlığının yapıldığı konusunda kamuoyu doğrudan bilgi sahibi değildir.

Aslına bakarsanız, gelinen bu noktada normal (ve dürüst) siyasi davranış biçimi, iktidar ile KSH'nin, Anayasayı ve Siyasal Rejimi değiştirme ortak amacına yönelik olarak SEÇİMLERE BİRLİKTE girmeleri şeklinde olmalıydı. Peki neden bu hiç gündeme gelmedi? Sanırım hesaplar yapılırken birlikte hareket ediyor görüntüsünün getireceklerinin götüreceklerinden fazla olmadığı tahmin edilmiştir.

Bu seçimin en çarpıcı tarafı, KSH'nin, baraja takılma riskini göze alarak seçime, bağımsız adaylarla değil, HDP ile girmesidir. KSH,  SEÇİM BARAJININ KALDIRILMASI İÇİN FAZLA BİR GAYRET DE GÖSTERMEMİŞTİR. Daha önceki seçim sonuçları göz önüne alındığı zaman seçime parti olarak girmenin parlamentoda temsil edil(e)memek riskini taşıdığı ise tartışma dışıdır. Yoğun oy aldığı seçim çevrelerinde HDP'nin, Erdoğan'ın yedeğindeki AKP'den kayda değer bir oy koparamayacağı diğer seçim sonuçlarından bellidir. MHP tabanından da HDP'ye hemen hemen hiç oy kaymayacağı bilinmektedir. O zaman ortada ne kaldı?

CHP'nin yönetiminden veya mevcut yöneticilerinden memnun olmayanlar,

Daha önce merkez sağ ya da merkez sol partilere eğilim gösterip, Tayyip Erdoğan ve yedeğindeki AKP'nin faşizan uygulamaları nedeniyle ülkenin geleceğinden endişe duyanlar,


Çeşitli sebeplerle kendi partilerine tepki göstermek isteyen kızgınlar, v.s... 

Erdoğan ve yedeğindeki parti-şirket için iyi bir hesaptır bu! Ana Muhalefet partisine yönelmesi muhtemel bu oyların önemli bir kısmı, "...aman rejim elden gitmesin, dikta rejimi gelmesin..." kaygıları ile HDP'ye gidecek, buna rağmen HDP baraj altında kalacak. Böylece hem ülkenin doğusundaki hemen hemen bütün milletvekilliklerini kendileri kazanacak, hem de sırf HDP'nin baraja takılmasını önlemek için CHP'den o partiye kayan oylar nedeniyle diğer bölgelerde büyük avantaj sağlayacaklar. Bir taşla belki yüz kuş (vekil anlamında)  vuracaklar! 

Onların hesabı KAYMAKLI! 

Peki KSH neyin peşinde? Anlayabilmişsem (tokmaksız davul taşıyor anlamında) Ahmet Davutoğlu gibi olayım!.. Elbette onların da siyasi hesapları vardır.

Bu konuya ileride yine kafa yoracağız. 

Ancak işin bir başka boyutu daha var.

Türkiye'ye BARIŞ getirme iddiasındaki bu iki tarafın dışa vuran ilginç davranışları üzerinde durup bir SAMİMİYET TESTİ yapmak gerekiyor.

KSH'nin, çağı yakalamış gibi görünmeyen ÖNDERLİK (ne demekse) YAĞDANLIKLARI, daha ortada fol ve yumurta yokken, sanki iktidarda AKP değil de CHP varmış gibi bütün eleştiri oklarını oraya yöneltmiş görünüyorlar. Zaten Gezi ve özellikle YOLSUZLUK konularında bu çevrelerin takındıkları YUMUŞAK TAVIR, Türkiye partisi olduğunu iddia eden bir hareket için hoş olmamıştı. Seçim atmosferinde AKP'ye gösterilen şimdiki aşırı HOŞGÖRÜ bana ETİK gelmedi.

Haraçla ve haramla oluşturulan havuz medyasına gelince; 

Bir yandan Tayyip Erdoğan'ı (ve yedeğindekileri) Kürt tarafı ile yaptığı müzakakerelerle barışın (tek) mimarı gibi lanse ediyorlar, 


Diğer taraftan da CHP, Cemaat ve hatta MHP'yi, Kürt Siyasi Hareketi ile birlikte hareket etmek, böylece memleketi bölmek için planlar yapmakla suçluyorlar!


Doğrusunu isterseniz, hiç ahlaki sayılamayacak olan böyle bir davranış biçimi, yapısında HELAL KATRE bulunmayan oluşuma çok yakışıyor!


Geriye bir tek sorun kalıyor onlar için. BUNU TOPLUMA YUTTURMAK! 


Şimdiye kadar benzer konularda fazla zorlanmadılar. Ama bu sefer işin içinde, siyasi manevralarla giderilemeyecek KARA DELİKLER var. 


Ben size "17" diyeyim siz anlayın! 





 


10 Mart 2015 Salı 14:20
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

GÜNDEM

Saçlardan sürükleyenlere ne oldu?

Manisa'da Gülen cemaati'ne yönelik operasyonda gözaltına alınan başörtülü kadınlara kelepçe takılması

Başörtülü vekil darp edildi, gaz yedi

HDP'li vekillerin de olduğu gruba polis sert bir şekilde saldırdı.

EMEP'ten başkanlık sistemine karşı çağrı

Emek Partisi (EMEP) 1 Kasım seçim sonuçlarıyla ‘tek başına iktidar’ olan AKP’nin ve Saray’ın başkanlık

TOKİ konutları için kura çekilecek

Malatya'da TOKİ konutları için 17-18 Kasım günlerinde kura çekimi yapılacak.

Büyükşehirde gündem meyve!

Malatya Büyükşehir Belediye Meclisi'nde nar, ceviz ve üzüm ikramı yapıldı.

Hayvan haklarında sınıfta kaldık

Hayvan Hakları İzleme Komitesi, AB Türkiye İlerleme Raporu'nda hayvanların "hakları olan canlılar olarak değil;

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

MALATYA - HAVA DURUMU

MALATYA