19 Kasım 2017 Pazar

Hal ve gidiş

Hasan Yiğitler

Hasan Yiğitler

E-Posta : hasanyigitler@gmail.com

Geçtiğimiz günlerde, Türkiye için önemi, eleştiri ve tartışmaların dozundan ve boyutundan daha önemli iki rapor açıklandı.

Bunlardan biri, AB’nin 2013 İlerleme Raporu. Ne yazık ki bu ve benzeri belgeler, belli bir kesimin dışında, halk düzeyinde yeterince değerlendirilip tartışılmıyor. Hâlbuki bu raporlar, iktidarın, AB’nin bakış açısı ile yıllık karnesi gibidir. Raporun başından sonuna kadar GEZİ OLGUSU ana unsur haline gelmiş. Anlaşılan o ki –bu iktidarın koalisyon ortaklarından biri durumundaki- AB (çevreleri) Gezi Olayları konusunda bizden daha duyarlı. Detaylarına girmeyelim, iktidarın AB nezdinde, özgürlükler, HUKUK ve İnsan Hakları konularında ON ÜZERİNDEN BİR aldığı açıkça ortaya çıkıyor. Rapor genel anlamda, Türkiye’nin AB üyeliği ile ilgili olumlu hiçbir IŞIK içermiyor. KÜRT sorunu ve demokrasi paketi diye açıklanan zırva dosyası ile ilgili bir iki “AFERİN” ise AB’nin kendi projelerinin yürürlükte kalmasına yönelik. 

Rapordan birkaç gün sonra, üyelik müzakereleri çerçevesinde kıytırıktan bir konu başlığının açılmasına yönelik karar da dâhil tüm göstergeler, Türkiye’nin bu iktidarla AB’ye tam üye olmasının, gerçekleşmesi mümkün olmayan bir hayal olduğunu açıkça ortaya koyuyor. 


Açıklanan bir diğer belge, Türkiye-ABD ilişkilerine ilişkin, ABD Yönetimine sunulan bir rapor.

Raporun açıklanan teması “RETORİKTEN GERÇEKÇİLİĞE” şeklinde.  Cengiz ÇANDAR bu kavrama “…gevezeliği bırak, iş yap….” şeklinde –saygıya değer- bir anlam yüklemiş.  Rapor, Türkiye ABD ilişkileri konusunda uzman bir ekip tarafından ABD yönetimine sunulan bir belge. Türkiye’nin Ortadoğu (güncelde Mısır ve Suriye) konusunda izlediği (dış) politika irdelenmiş. Ortaya çıkan manzara, benim gibi izlenen politikayı endişe ile takip eden kesimlerin ne kadar haklı olduklarını gösteriyor. 

Yine teferruata girecek zamanımız ve yerimiz yok. Uzmanların tespitlerinden çarpıcı olanlar şunlar. 

- Türkiye, Ortadoğu’da EL-KAİDE çizgisine yakın, radikal ve hayalci bir politika izliyor. 

- Bu politik duruş, ABD, AB ve Batı için, ileride telafisi imkânsız riskleri içeriyor (Zaten, fiilen bölünebilmesi tehlikesi de dâhil Türkiye için içerdiği tehlikeler ve riskler kimsenin umurunda değil).

- İktidarın Suriye’de simgeleşen Irak, İran ve Lübnan’da sergilediği yaklaşım tam anlamı ile MEZHEPÇİ bir içerik taşıyor. 

İki rapor, güncel hızlı gelişmelerle birlikte değerlendirildiğinde, AKP’nin iktidara gelmesinde birincil derecede rol oynamış olan müttefiklerinin dahi halihazırda devlet yönetimine hakim olan (kılınan) zihniyetten SON DERECE rahatsız oldukları ortaya çıkıyor. EMMİLERİ,  DAYILARI, iktidara son uyarılarını yapıyorlar. 

Tabii ki, iktidarın, olağanüstü çabalarla meydana getirdiği YALAKALIK MÜESSESESİ mensupları, lafı kulakları ile duymamaya, beyinleri ile algılamamaya devam ediyorlar. Her tükürüğü RAHMET sayıyorlar! Bu kadar alçalmış bir müesses kurumdan başka bir şey beklemek artık eşyanın tabiatına aykırı! 

İktidarın Çözüm süreci adını verdiği YALAN RÜZGÂRI da yavaş yavaş yerini puslu bir dinginliğe bırakıyor! Akiller bile ortalıkta görünmemeye başladılar! Başbakan vermiş olduğu sözleri yerine getirmek şöyle dursun, Kürt Meselesi açılıp, sürecin sonra erdiğine ilişkin beyanlar hatırlatıldığında HOROZLANMAYI ihmal etmiyor. Hatta II. Abdülhamit’e özenerek, (aklı sıra) KÜRT TARAFINI birbirine düşürmeye çalışıyor! (hatırlayalım, II. Abdülhamit de böyle bir politika izlemeye çalışmıştı ama Osmanlı’yı yerle bir olmaktan kurtaramamıştı, kendisini tahttan indirenler ise tahta çıkaranlar olmuştu) Ancak, dünyadan bihaber tilmizleri, bu işleri ulu orta dile getiriyorlar! Yürüttükleri plandan en az haberdar olan da kendileri oluyor! 

Başından beri bu sürecin, AKP’nin SEÇİM STRATEJİSİNİN bir parçası olduğunu savunanlar haklı çıkıyor. Bu işin akıl babaları olan liberaller –bile- çoktan umutlarını kestiler! Çünkü işler ciddileşip siyasi ve maddi çıkarların paylaşılmasına gelince, iktidarın kilit noktalarındaki GERİCİ-(ve artık)FAŞİST unsurlar bunları kimse ile paylaşmaya yanaşmıyorlar! 

Artık hiç kimsenin tartışmadığı husus, bu iktidarın (koalisyon veya şirket de diyebilirsiniz) artık gidiş yoluna girmiş olduğu gerçeğidir!  

Bu ülkede DEMOKRASİYE İNANAN herkese düşen görev, kişisel veya partisel çıkarları bir kenara bırakarak ve önümüzdeki ÜÇ SEÇİMİ iyi değerlendirerek bu gidişi çabuklaştırmaktır. 


31 Ekim 2013 Perşembe 01:02
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

GÜNDEM

Saçlardan sürükleyenlere ne oldu?

Manisa'da Gülen cemaati'ne yönelik operasyonda gözaltına alınan başörtülü kadınlara kelepçe takılması

Başörtülü vekil darp edildi, gaz yedi

HDP'li vekillerin de olduğu gruba polis sert bir şekilde saldırdı.

EMEP'ten başkanlık sistemine karşı çağrı

Emek Partisi (EMEP) 1 Kasım seçim sonuçlarıyla ‘tek başına iktidar’ olan AKP’nin ve Saray’ın başkanlık

TOKİ konutları için kura çekilecek

Malatya'da TOKİ konutları için 17-18 Kasım günlerinde kura çekimi yapılacak.

Büyükşehirde gündem meyve!

Malatya Büyükşehir Belediye Meclisi'nde nar, ceviz ve üzüm ikramı yapıldı.

Hayvan haklarında sınıfta kaldık

Hayvan Hakları İzleme Komitesi, AB Türkiye İlerleme Raporu'nda hayvanların "hakları olan canlılar olarak değil;

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

MALATYA - HAVA DURUMU

MALATYA