19 Kasım 2017 Pazar

Dejenerasyon-dikta

Hasan Yiğitler

Hasan Yiğitler

E-Posta : hasanyigitler@gmail.com

Allah’ını seven şu T.C.’nin haline bir baksın! Siz bakmayın, rüzgâr nerden eserse o tarafa dönen SÖZDE Özgürlükçü Liboş takımının palavralarına. Tam bir Dikta rejimi söz konusudur. Devlet, bütün kurumları ile halkı İslam devleti hayali peşinde sürükleyen ama bu yolla dünyalıklarını düzelten bir OLİGARŞİNİN eline geçmiştir. 

Onlarca yıldır, başta eğitim kurumları olmak üzere devletin önemli kurumları, yolsuzluğu temel şiar edinmiş muhafazakâr orta sağ partilerin, aşağılık bir tarzda din ve milli duyguları istismar ederek Türk-İslam Sentezi görüntüsü altında radikal unsurlara devleti ele geçirmeleri için imkânlar sağladığına şahit oluyoruz.

Halk, partilerin başında bulunan merkez sağ siyasetçilerin gerçek yüzünü görmeye başlayınca bu kez, piyasada fazla tanınmayan aynı zihniyetteki politikacılar boyanarak bugünkü koalisyon oluşturulmuştur.

Zaman içinde bütün demokratik kavramlar ile insani ve İslami değerlerin içi boşaltılarak, yerli diziler misali sanal değerler oluşturulmuş, cebren veya hile ile ele geçirilmiş yayın organları vasıtası ile bu değerler halka enjekte edilmiştir.

Oluşturulan bu sanal değerlerin temelinde her zaman istismar vardır.

İnsanlar, mensup oldukları din ve mezheplere veya etnik kökenlere göre ayırıma tabi tutulmaktalar, hangi tarafta çoğunluk varsa o tarafa yönelmeleri sağlanarak destek elde edilmektedir. Çünkü diğer taraf her zaman azınlık olarak bırakılmakta ve o tarafta bulunmak süreklilik arz eden bir tarzda dezavantaj olmaktadır!

Oluşturulan bu yeni değerler sisteminde bir mezhebe mensup olmak, sosyal, siyasal ve ekonomik avantaj elde etmenin yanı sıra, o mezhebin politikacılar tarafından oluşturulmuş dini bakış açısı, aksi iddia edilemez doğrular olarak sunulmaktadır.

Reel politik alanda temel olarak alınan bir mezhep ilkeleri o kadar tartışılmaz hale getirilmiştir ki politik davranışlar AHLAKİ DEĞERLERE aykırı bile olsa engin bir hoşgörü ile karşılanmaktadır.

Başta senin benim paramla finanse edilen TRT olmak üzere, cebren ve hile ile ele geçirilmiş bütün basın yayın organlarının işlevi, bu geçici ama etkin ahlak düzenini halka enjekte etmek üzerine kuruludur.

Şu anda, halka doğru haber veya tarafsız yorum sunabilecek herhangi bir medya kuruluşu YOKTUR!

TRT başta olmak üzere TV kanallarının yayınlarına alıcı gözle bir bakın!

Haber, tartışma programları, sosyal siyasal programlar, iktidarın veya yandaşlarının reklamını yapmaya yöneliktir. Hiç değilse asgari gerçekliği savunacak bir tek insan o programlarda yer al(a)mamaktadır! Sözüm ona muhalefet gibi görünen tipler ise iktidarın bacaklarının arasında dolaşıp kırıntı arayan eski solcular, dejenere milliyetçiler ve domalan mantarı gibi sonradan türeme iradesiz tiplerdir!

Sıra reyting yani para olunca bu kez kendilerinin her gün küfrettiği BALDIR-BACAK istifli programlar, mevcut ahlaki değerler alt üst edilecek tarzda sunulmaktadır!

Devlet kurumlarının işgali ve yandaşlar tarafından ele geçirilmesi işlemi tamamlanmıştır ama iktidar içindeki cemaatlerin, tekke ve zaviyelerin paylaşım savaşları bitmemiştir! Bu günlerde gözlenen garip kavgaların sebebi DÜNYA MALIDIR!

Bütün dini cemaatlerin bir eli yağda bir eli baldadır.

El Kaide gibi ahlaksız, katil, ırz düşmanı örgütler ellerini kollarını sallayarak hareket etmektedirler! Bu halkın çocuklarını ayartarak dışarıya ölmeye gönderecek kadar pervasızca davranmaktadırlar.

Türkiye, fundamentalist örgüt ve kişilerin cenneti haline getirilmiştir!

İtiraz eden herkesin kafasına BALYOZ inmektedir!

Hukuk devleti yerle bir edilmiştir!

Eğer bir insan, hukuk reformu adı altında yargı kurumlarının yandaşlarca doldurulmasını, bir partinin mensuplarının yargılanmasının fiilen imkânsız hale getirilmesini, bazı insanlarının bütün eylem ve işlemlerinin yargı denetimi dışında bırakılmasını özgürlük kavramı adı altında değerlendiriyorsa o adam insanlıktan nasibini almamış demektir!

Muhalefet partileri ise ne yazık ki kendilerine layık görülen asgari politik imkânların da ellerinden kayması kaygısı içinde uyuşuk ve durumu kabullenmiş bir tavır içindedir!

Türkiye, bu olumsuzlukların hepsini aşacak dinamikleri bünyesinde barındırmaktadır.

Kanımca bu ruh, istismar edilmemiş, sulandırılmamış, radikal unsurlar tarafından kirletilmemiş GEZİ RUHUDUR!

Türkiye’nin geleceği oradadır!


19 Aralık 2013 Perşembe 22:50
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

GÜNDEM

Saçlardan sürükleyenlere ne oldu?

Manisa'da Gülen cemaati'ne yönelik operasyonda gözaltına alınan başörtülü kadınlara kelepçe takılması

Başörtülü vekil darp edildi, gaz yedi

HDP'li vekillerin de olduğu gruba polis sert bir şekilde saldırdı.

EMEP'ten başkanlık sistemine karşı çağrı

Emek Partisi (EMEP) 1 Kasım seçim sonuçlarıyla ‘tek başına iktidar’ olan AKP’nin ve Saray’ın başkanlık

TOKİ konutları için kura çekilecek

Malatya'da TOKİ konutları için 17-18 Kasım günlerinde kura çekimi yapılacak.

Büyükşehirde gündem meyve!

Malatya Büyükşehir Belediye Meclisi'nde nar, ceviz ve üzüm ikramı yapıldı.

Hayvan haklarında sınıfta kaldık

Hayvan Hakları İzleme Komitesi, AB Türkiye İlerleme Raporu'nda hayvanların "hakları olan canlılar olarak değil;

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

MALATYA - HAVA DURUMU

MALATYA