19 Kasım 2017 Pazar

Çeşitleme

Hasan Yiğitler

Hasan Yiğitler

E-Posta : hasanyigitler@gmail.com

Geçen haftanın bir değerlendirmesi şeklinde olsun istedim bu haftaki yazım.


Şüphesiz en önemli olay, AKP’li kadın milletvekillerinin türbanı meclise sokma eylemleri idi. Yaşamım boyunca hiçbir zaman, hiç kimseyi kılığına kıyafetine göre değerlendirmedim. Ancak türban hakkındaki düşüncem hiçbir zaman değişmedi. Bu konunun özgürlük başlığı altında değerlendirilmesi doğru ve isabetli değildir. Bu eylem özgürlük için değil, bilakis özgürlüğün daraltılması, saptırılması, kavram kargaşasına yol açılması için gündemde tutulmaktadır. Cumhuriyet’e karşı bir başkaldırıdır!  

Yalnız bir eksik vardı. Merve Kavakçı adlı radikal dinci kadını, elinden tutarak, türbanlı olarak meclise getiren asortik kadın bu tarihi(!) anda mecliste olmalıydı! Hatta türbanın annesi olarak, AKP’li kadınların başında içeri girmeliydi! 

AKP’li kadınların eylemi yakışıklı ve kadınca değildi.

Hac müessesesini bu iş için bir araç gibi kullandılar!

Kadınlığı bu iş için araç olarak kullandılar!

Analık duygularını bu eylem için araç olarak kullandılar! 

Dinci erkeklerin konu mankeni gibi davrandılar!

Aslında bu işin mağduru oldular! 

Kendi özgürlüklerini erkeklerin ayaklarının altına serdiler!

Siyasal İslam bir zafer kazandı! 

Zaferi onlar kazandı, ama liberal ayak takımı onlardan daha çok sevinç ve zafer çığlıkları attı! 

Merak ediyorum. Yıllardır bir bez parçası üzerinden siyaset yapanlar bundan sonra ne diyecekler? 

***

Fatih Terim açıklama yapıyor. Diyor ki: Federasyon Başkanı, Federasyon üyeleri ile biraraya geldik. TFF Başkanı’na dedim ki “…Ünal Aysal’ı ara görüşmelere başlamak için izin iste!... Aradı, izin aldı. Sonra dedim ki bana teklifte bulunmak için ara izin iste!.. Aradı istedi… Biz bir şeye imza falan atmadık!.. falan filan…”.

Bu adamı neden sev(e)mediğimi şimdi daha iyi anladım. 

Başbakan bunun Milli Takım Antrenörü olmasını istiyor. Basiretsiz TFF Başkanı ve emir kulu yöneticiler, F. Terim ile biraraya geliyorlar. Yani iş bitmiş! Ondan sonra (dalga geçer gibi) GS Başkanını arayıp önce görüşmelere başlamak için, sonra da anlaşma yapmak için izin istiyorlar! Sonra da anlaşma imzal(am)ıyorlar! 

Aslında Başbakan’ın emrini yerine getiriyorlar! Arada GS Başkanı ile dalgalarını geçiyorlar! Adam çıkmış bunları anlatarak kendisini savunuyor yahu! Etik değerlerimiz ne hale gelmiş görüyor musunuz?

***

Malatya, yerel seçimlerde hareketli günler saatler yaşıyor. Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday adayları ortaya çıkmaya başladı. Seçimin açık ara favorisi AKP. Doğaldır ki çok sayıda kişi aday olmak için yarışıyor. İçlerinde çok değer verdiğim arkadaşlarım da var. Ancak, Malatya’ya bir hamle yaptıracak, Malatya’nın potansiyelini değerlendirebilecek, Malatya’yı bir adım ileri götürebilecek birini seçemedim. Yaşar Çerçi’nin aday yapılacağı söyleniyor. Eğer olmayacaksa iş kelin üç tel saçı gibi. Bence bırakın dağınık kalsın! 

Diğer partiler mucize bir aday bulamazlarsa şansları yok gibi. 

***

Önemli gelişmelerden birisi HDP’nin siyaset sahnesine çıkmış olması. Anlaşılabildiği kadarı ile HDP, Türkiye’deki Sol-Sosyalist kesimlerle PKK (ve bileşenleri) tarafından kurulan bir ittifak örgütü. Dışarıdan bakınca hiçbir şeye benzemediğini söylemesem çatlarım! Bu hareketin mimarının Abdullah Öcalan olduğu söyleniyor. BDP dolayısı ile KCK (veya PKK), oylarının çok yoğun olduğu yerlerde parti olarak seçime girecek, diğer yerlerde HDP’yi kullanacak! KCK (PKK) açısından doğru bir adım. Ancak diğer unsurlar için yolun sonu. Bir türlü bir atılım gerçekleştiremeyen Türk solu –bana göre- dükkânı kapattı!

***

Halkın arasında dolaşmayı, kahvelerde, otobüslerde hiç tanımadığım insanların konuşmalarına kulak vermeyi seviyorum. Son günlerde, halkın AKP’ye ateş püskürdüğü açık seçik ortada. Halk bunlardan kurtulmak için bir yol arıyor! Ancak diğer siyasal partilere yöneldiklerine dair henüz bir kıpırtı hissetmedim. Başta CHP olmak üzere muhalefet partilerinin bir siyasi hamle yapmaları, halkı iktidara geldiklerinde bunlardan farklı davranacaklarına inandırmaları gerekir. Aslında Gezi hareketi bu konuda önemli mesajlar taşıyor. Bunları iyi algılamak, tahlil etmek ve halkın beklentilerini değerlendirip söylemler geliştirmek gerekiyor. Halkın, partilerin içindeki kısır siyasi çekişmeleri bilmediğini, görmediğini sanmayın! 

Bakın demokrasinin değerleri ayaklar altında sürünüyor! 

Külahlar öne konup kara kara düşünülmezse bu günleri bile çok arayacağız! 

Böyle gidilirse, uğruna mücadele edilecek bir şey de kalmayacak! 


06 Kasım 2013 Çarşamba 22:21
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

GÜNDEM

Saçlardan sürükleyenlere ne oldu?

Manisa'da Gülen cemaati'ne yönelik operasyonda gözaltına alınan başörtülü kadınlara kelepçe takılması

Başörtülü vekil darp edildi, gaz yedi

HDP'li vekillerin de olduğu gruba polis sert bir şekilde saldırdı.

EMEP'ten başkanlık sistemine karşı çağrı

Emek Partisi (EMEP) 1 Kasım seçim sonuçlarıyla ‘tek başına iktidar’ olan AKP’nin ve Saray’ın başkanlık

TOKİ konutları için kura çekilecek

Malatya'da TOKİ konutları için 17-18 Kasım günlerinde kura çekimi yapılacak.

Büyükşehirde gündem meyve!

Malatya Büyükşehir Belediye Meclisi'nde nar, ceviz ve üzüm ikramı yapıldı.

Hayvan haklarında sınıfta kaldık

Hayvan Hakları İzleme Komitesi, AB Türkiye İlerleme Raporu'nda hayvanların "hakları olan canlılar olarak değil;

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

MALATYA - HAVA DURUMU

MALATYA