19 Kasım 2017 Pazar

Kandırıldın ey halkım, unutma bunu!

Bülent Kutlutürk

Bülent Kutlutürk

E-Posta : bulentkutluturk@gmail.com

"İnsanları kandırıldığına ikna etmek, kandırmaktan daha zordur."
- Mark Twain

30 Mart yerel seçimlerinin sonuçlarıyla ilgili uzun uzun değerlendirmeler yapılabilir, ancak Twain’in bu cümlesi her şeyi özetliyor.

Yolsuzluk ve rüşvet iddiaları, seçim sonuçlarına beklendiği kadar yansımadı. Toplumun yarıya yakını, kandırılmış olduğuna ikna olmak istemedi.

Kafa yormadan, kolaya kaçarak durumu yorumlamak isteyenler her zamanki gibi halkı suçladı. “Bu halktan bir şey olmaz” cümlesiyle özetlenebilecek geleneksel aydın tavrı, ne yazık ki bu seçim sonuçlarında da etkin bir şekilde ortaya çıktı.

Ama durum hiç de bu kadar kolay yorumlanabilecek gibi değil. Bu tabloyu tek başına ne makarna-kömürle ne din-imanla ne de paralel-düz gibi geometrik tanımlamalarla açıklayamayız. Eğer bu kadar kolay olsaydı, AKP ve Başbakan Erdoğan hakkında yüzlerce sayfalık kitaplar yazılmaz, siyaset/toplum bilimciler yıllardır gece gündüz bu konuları tartışıyor olmazdı.

Ortada bir gerçek var: Oyları düşmüş olsa da Başbakan Erdoğan bu seçimi (bazı istisnalar hariç) tek başına kazandı. AKP kadrolarıymış, belediye başkan adaylarıymış, hepsi hikaye.

ÇAKIR’A TEPKİ, BAŞBAKANA OY

Malatya’daki seçim sonuçları da bunu gösterdi. Belediye Başkanı Ahmet Çakır’a ciddi bir tepki olduğunu her yerde gördük, yaşadık. Bazı mahallelerde, protestolar yüzünden toplantı dahi yapamadı. Çakır’a yönelik bu tepkiden cesaret alan Saadet Partisi iddialı bir adayla seçime girdi. CHP, cemaatin ve sağın oylarını almayı hesapladı, ona göre çalışmalar yaptı. Ama sonuç ortada.

30 Mart yerel seçimlerinin genel seçim havasında geçtiği gerçeğinden hareketle kıyas yapabileceğimiz 2011 genel seçimlerine göre, AKP’nin oyları 7 puan civarında geriledi. AKP’nin kaybettiği oylar, Saadet Partisi ve MHP’ye kaydı. İl geneli sonuçlarına göre CHP ise oylarını büyük oranda korudu.

Bu seçimin Malatya’da ortaya çıkardığı önemli gerçeklerden biri, bu ilde kemikleşmiş bir seçmen kitlesinin olduğudur. Sağ ve sol oyların toplamı yüzdesel olarak son on yılda neredeyse hiç değişmedi. Rakamları yuvarlarsak sola yüzde 20, sağa yüzde 80 oranında oy çıkıyor. (Burada sol ve sağ kavramlarını, bilimsel kriterler çerçevesinde değil, toplumda genel olarak kabul edilen kavramlar olarak yazdım.) Tabloya baktığımızda, sağın halinden memnun olduğunu söylemek abartı olmaz. Memnun olmayanlar, sol siyasi aktörler olmalı. (Taban konusunda şüphemiz yok, ama soldaki aktörlerin böyle bir derdinin olup olmadığı ayrıca tartışılır.)

AHMET ÇAKIR, BÜYÜKŞEHRİ YÖNETEBİLİR Mİ?

Bugünlerde kafalardaki genel soru; Ahmet Çakır’ın büyükşehir olan Malatya’yı adil bir şekilde yönetip yönetemeyeceği. Bence yanıtı çok açık: Yönetemez. Sadece kent merkezinden ibaret olan Malatya Belediyesi’ni dahi adil bir şekilde yönetemezken, ilçe ve köyleri de içine alan koca bir ili nasıl yönetebilir ki! Bir ili yönetmek elbette ki bir kişinin tek başına yapabileceği bir iş değildir. O yüzden Ahmet Çakır derken, ekibini ve yönetim anlayışını da dahil ediyorum.

Peşin bir hüküm gibi görünebilir, ama “ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.” Yaptıklarının yapacaklarının teminatı olduğunu düşünerek bu yorumu yapıyorum. Umarım da yanılırım. Malatya’nın her tarafına, hiçbir ayrım yapmadan eşit ve adil bir hizmet götürür, rant peşinde koşmaz, kamu değerlerini birilerine peşkeş çekmez, yolsuzluklara bulaşmaz, herkesin belediye başkanı olur umarım.

İLÇELERLE İLGİLİ YANLIŞ DEĞERLENDİRME

İlçelerle ilgili çok yanlış değerlendirmeler yapılıyor, önce bunu belirtelim. CHP’nin daha önce 4 olan ilçe belediyesi sayısının 2’ye düşmesi büyük bir başarısızlık olarak gösteriliyor, hatalı verilerle yapılan bu değerlendirme doğru değil. Nedeni şu: Daha önce ilçe belediyeleri sadece ilçe merkezleriyle sınırlıydı, ancak büyükşehir yasasıyla birlikte tüm beldeler ve köyler kapatılarak ilçelere mahalle olarak bağlandı. Böyle olunca da ilçelerdeki sonuç, doğal olarak genel seçim benzeri şekillendi. Doğanşehir ve Pütürge’de CHP’nin seçimi kaybedeceği önceden tahmin edilebiliyordu. Ancak “2 ilçe kaybetti” denilerek yanlış verilerle CHP’ye haksızlık yapıldığını söylerken, CHP’nin başarılı olduğunu da savunamayız. Sonuçta iktidar iddiası olan ana muhalefet partisinin oylarını artırması, yeni ilçeleri kazanması gerekiyordu. CHP’yi elindeki 2 ilçeyi kaybettiği için suçlamak yerine, başarılı olabileceği Kuluncak, Akçadağ, Yazıhan gibi ilçeleri kazanamadığı için eleştirmek daha doğru olur.

AKP’nin ilçelerdeki başarısını ayrıca yorumlamaya gerek var mı bilmiyorum. 

MÜNİR ERKAL, MALATYA’YI KUCAKLAYAMADI

Saadet Partisi’nin adayı; 2 dönem belediye başkanlığı yapan AKP eski milletvekili A. Münir Erkal’di. Çok iddialı geldi Malatya’ya. Şehre girerken oluşturulan konvoydaki araç sayısına bakınca, seçimin belirleyici isimlerinden olacağı sanıldı. Büyük bir reklam çalışması yaptı, şehir merkezindeki esnafı ihmal etmedi. Ancak tüm seçim çalışmaları bunlarla sınırlı kaldı.

Erkal, her şeyden önce, seçim çalışmaları boyunca bol bol konuştu, ama hiçbir şey söylemedi. Projelerini iyi anlatamadı, en önemlisi de kamuoyunun beklediği bir şeyi yapmadı. AKP’li belediye başkanı Ahmet Çakır’a muhalefet etmedi, belediyenin eleştirilebilecek birçok yanlışlığı varken, o konuşmadı. Üstüne üstlük Başbakan Erdoğan için söylenen “usta” gibi lafları kendisi için kullan(dır)masıyla da kendi ayağına ateş etmiş oldu.

PARTİSİ İÇİN DEĞİL, KENDİSİ İÇİN PORGALI

Bu seçimin en ilginç adayı hiç şüphesiz ki CHP’nin Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Hulisi Porgalı’ydı. İlginçliği şundandı: Seçim çalışmaları boyunca partisiyle birlikte hareket etmemeye özen gösterdi. CHP’nin adını pek ağzına almadı. Hatta Kılıçdaroğlu’nun miting çağrısını dahi kendi araçlarından anons ettirmediği iddia ediliyor. CHP’nin büyükşehir adayı Hakan İnci ile yan yana görünmemek için özel olarak çabaladı. Hakkında, “Seçilirse AKP’ye geçecek” iddiaları ortada dolaşırken, o bu iddialara “Hayır” diye cevap bile vermedi.

Porgalı, seçimi medyanın gücüyle kazanabileceğini sandı. Yerel basına büyük kaynak aktardı, hangi televizyonu açsanız, “Yeşilyurt’ta Porgalı kazanır”, hangi gazeteye, internet sitesine baksanız “Porgalı” diyordu. Hatta işi o kadar ileri götürdü ki CHP’ye, CHP’nin milletvekiline ve il yönetimine sürekli hakaret eden, sayfaları küfürle dolu olan gazetelere bile seçim boyunca reklam verdi, oralardan medet umdu.

CHP’nin karşısındaki herkesle birlikte hareket eden, partisinden ısrarla uzak duran, seçim çalışmaları süresince sadece kendisinden bahseden, ancak seçim sloganı “Kendisi İçin Değil, Kenti İçin Porgalı” olan Hulisi Porgalı’yı şu sloganın daha iyi tarif edeceği kesindir: “Partisi için değil, kendisi için Porgalı!” 



04 Nisan 2014 Cuma 15:48
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

GÜNDEM

Saçlardan sürükleyenlere ne oldu?

Manisa'da Gülen cemaati'ne yönelik operasyonda gözaltına alınan başörtülü kadınlara kelepçe takılması

Başörtülü vekil darp edildi, gaz yedi

HDP'li vekillerin de olduğu gruba polis sert bir şekilde saldırdı.

EMEP'ten başkanlık sistemine karşı çağrı

Emek Partisi (EMEP) 1 Kasım seçim sonuçlarıyla ‘tek başına iktidar’ olan AKP’nin ve Saray’ın başkanlık

TOKİ konutları için kura çekilecek

Malatya'da TOKİ konutları için 17-18 Kasım günlerinde kura çekimi yapılacak.

Büyükşehirde gündem meyve!

Malatya Büyükşehir Belediye Meclisi'nde nar, ceviz ve üzüm ikramı yapıldı.

Hayvan haklarında sınıfta kaldık

Hayvan Hakları İzleme Komitesi, AB Türkiye İlerleme Raporu'nda hayvanların "hakları olan canlılar olarak değil;

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

MALATYA - HAVA DURUMU

MALATYA