23 Haziran 2017 Cuma

CHP-HDP-BHH ve “kararsız sol” seçmen

Bülent Kutlutürk

Bülent Kutlutürk

E-Posta : bulentkutluturk@gmail.com

Bir grup aydın, anlamlı bir imza kampanyası başlattı; “AKP diktatörlüğüne 'dur' demek için seçimlerde HDP-CHP-BHH bloku" dedi.

Türkiye’de demokrasi mücadelesi dendiğinde aklıma ilk gelen isimlerden olan Eşber Yağmurdereli ve Fikret Başkaya’nın da aralarında bulunduğu aydınlar şöyle diyor:

“Bugün geleceğimizden endişe duyduğumuz, eğitimde, sağlıkta, özgürlüklerde, adalette, sosyal yaşamda an be an daha da geriye gittiğimiz bir sürecin içindeyiz. Nereden ne zaman geleceğini bilmediğimiz bir tehdit altında yaşıyoruz.

Halk adına hareket ettiğini, demokrasiyi inşa etmek için çalıştığını iddia eden, laik, bilimsel ve anadilde bir eğitim istediğini, Kürt sorunun çözümü için elinden gelen her şeyi yapacağını söyleyen partilere geleceğimiz için ayrışarak değil, birleşerek seçimlere girmeleri gerektiğini söylüyoruz. Zaten kör ve topal olan tırnak içindeki demokrasimizin soluksuz kalmasını değil, gerçekten halk için ve halkın refahı ve yaşamı için inşa edilmesini istemek en doğal hakkımız olsa gerek.

Bu nedenle HDP, CHP ve BHH artık grup ya da parti çıkarları için değil, halklarımızın çıkarları için hareket etmelidir. 2015 seçimlerine güç birliği içinde girmelerini istiyor ve bu gidişata gerçek bir halk temsilcisi sorumluluğuyla hareket ederek AKP'ye dur demelerini istiyoruz.”

“Bu son şansımız olabilir” diyerek tereddütsüz imzaladım.

Çünkü Erdoğan’a o istediği 400 milletvekilinin verilmemesi lazım.

Eğer AKP, o 400 milletvekilini alırsa geri dönüşü olmayan bir yola girebiliriz. Adına ister başkanlık, ister padişahlık deyin, sonuçta demokrasinin kırıntısının dahi kalmayacağı tek adam diktatörlüğüne geçeceğiz. Bu durumda bizi nasıl bir hayatın beklediğini merak edenler Suudi Arabistan, İran, Afganistan gibi ülkelerde insanların nasıl yaşadığına baksınlar yeter. Özellikle kadınlar, kendilerini bekleyen felaketi iyi görmeliler.

CHP-HDP-BHH Bloku, AKP diktatörlüğüne dur diyecektir. Ama bu bloğun tek faydası bu olmayacak, aynı zamanda demokrasi güçlerinin birlikte neleri başarabileceği konusunda eşsiz bir deneyim imkanı sunacaktır. 

Yunanistan’daki Syriza iktidarından çıkarılması gereken en önemli ders de, başarının temellerinin en geniş demokrasi ve emek cephesinin oluşturularak atıldığıdır. Şu anda kimsenin armudun sapı, üzümün çöpü deme hakkı yoktur.


Böyle bir blok, en büyük desteği “kararsız sol” seçmenden alacaktır. Biliyorum, kendisini solda tarif ettiği halde seçimlerde hangi partiye oy vereceği konusunda kararsız olan çok büyük bir kitle var. Bu kitlenin bir kısmı bugüne kadar boşa gitmesin diye oyunu CHP’ye verdi, büyük çoğunluğu ise umutsuz olduğu için sandığa dahi gitmedi. Bu “kararsız sol” seçmenin bir kısmı, şimdi HDP’nin barajı aşması için tercihini değiştirecek gibi görünüyor. CHP’nin bir puanlık artışının AKP’ye en fazla 3-5 milletvekilliği kaybettireceğini, ama HDP’nin bir puan ile barajı aşmasının AKP’ye 50-60 milletvekili kaybettireceğini düşünüyor.

Seçimlere olası etkisini henüz tahmin edemediğimiz, ancak son aylardaki eylem ve etkinlikleriyle büyük bir kitle desteğini arkasına alan Birleşik Haziran Hareketi (BHH)’ni de yabana atmamak gerekiyor. ÖDP’nin ağırlıkta olduğu bu hareket de toplumsal muhalefetin önemli bir bileşeni olarak siyasi sahneye ağırlığını koymuş, HDP ve CHP’nin yanında üçüncü bir isim olarak yazılmıştır.

CHP-HDP ve BHH’yi tek tek incelediğimizde hepsinde beğendiğimiz yanlar olduğu gibi beğenmediğimiz yanlar da illa ki vardır. Ama bir blok oluşturarak birlikte hareket ettiklerinde dayanışma ve güçbirliğinin oluşturduğu pozitif değerlere yani sadece artılarına bakarız.


Türkiye’de seçimlere katılım oranı genelde yüzde 80’ler civarındadır. Sağ seçmenin bir tane oyun dahi hesabını yaparak hareket ettiği gerçeği göz önüne alınırsa, sandığa gitmeyen yüzde 20 civarındaki seçmen kitlesinin sol seçmen olduğunu söyleyebiliriz. Sol seçmenin sandığa gitmemesinin nedeni ise elbette ki “umutsuzluk” ve “kararsızlık”.

O bakımdan HDP-CHP-BHH Bloku, kararsız sol seçmen için bir umut olacaktır. Bu bloğu oluşturmak ise adı geçen siyasi parti ve hareketler açısından tarihsel bir zorunluluktur.

Biz bunu istiyoruz. 

Biz kim miyiz?

CHP’ye oy veren, HDP’nin öncülü olan Emek-Demokrasi-Özgürlük Bloku adaylarını destekleyen ve bu bölünmüşlüğün yarattığı umutsuzluk/kararsızlık nedeniyle sandığa hiç gitmeyen seçmenleriz. Emin olun ki en az % 40’ız. 


Bu sese kulak verin!



27 Şubat 2015 Cuma 02:33
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • siyasi körlük

    Misafir 13 Şubat 2015 12:55 Bülent bey, sizin az cok siyasi bir bilgi ve birikime sahip oldugunuzu düşünürdüm ama maalesef apolitik çıktınız. HDP asla ve asla CHP ile yanyana durmaz.

  • cevap

    Misafir 25 Şubat 2015 17:46 ülkenin gerçeklerini görmek sığlık değildir. Anlaşılan siz ülke gerçeklerinden bir habersiniz. zaman birlik zamanıdır. Bu gemi batıyor farkında değilsiniz. siyasal islama karşı blok oluşturma zamanı. Dikkat et bu siyasal analizleri yapamayacağın günler gelmesin. Bülent beye katılıyorum

GÜNDEM

Saçlardan sürükleyenlere ne oldu?

Manisa'da Gülen cemaati'ne yönelik operasyonda gözaltına alınan başörtülü kadınlara kelepçe takılması

Başörtülü vekil darp edildi, gaz yedi

HDP'li vekillerin de olduğu gruba polis sert bir şekilde saldırdı.

EMEP'ten başkanlık sistemine karşı çağrı

Emek Partisi (EMEP) 1 Kasım seçim sonuçlarıyla ‘tek başına iktidar’ olan AKP’nin ve Saray’ın başkanlık

TOKİ konutları için kura çekilecek

Malatya'da TOKİ konutları için 17-18 Kasım günlerinde kura çekimi yapılacak.

Büyükşehirde gündem meyve!

Malatya Büyükşehir Belediye Meclisi'nde nar, ceviz ve üzüm ikramı yapıldı.

Hayvan haklarında sınıfta kaldık

Hayvan Hakları İzleme Komitesi, AB Türkiye İlerleme Raporu'nda hayvanların "hakları olan canlılar olarak değil;

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

MALATYA - HAVA DURUMU

MALATYA