Friday, Sep 10th

Last update:08:35:37 AM GMT

You are here:

Öyle işte yalnızlığı

Tembihler, tehditler, imalar, ikazlar… Baskılar, zulümler, işkenceler… Silahlar, bıçaklar, bombalar, mayınlar, hastalıklar…  Ölümler, azaplar, ateşler, zebaniler… Korkuların işgaline uğramışız. Ne zor böyle yaşamak. Kıpırdamadan durmak da çözüm değil, kaçarcasına koşmak da. Belli değil hangimizin ayağının altında olduğu mayının. Patlamak da olası, parçalanmak da… 

Kara düşünceli, karanlıklar parmak sallıyorlar her köşe başında hayatımızın. Yadırganmak mümkün her an. Susmanın, katlanmanın sevabı büyük! Düşüşe geçse de uçak, su alsa da gemi sükûneti bozmamalı. Yoksa… Yoksa’dan sonrası ölçülerinize uygun bir korkunun eklenmesi cümleye. Kınama, sicil bozma, fişleme, tutuklama, öldürme, yakma… Ama hepsinde yadırgayan bir bakışın ardından gelen yalnızlaştırma. 

Sonrasında haklı çıkmanız, uçağın düşmesi, geminin batması, yani anlaşılmanız. Anlaşılmanız ama haklılığınızın da iade edilmemesi, homurtularla kendilerine yarattıkları gerekçelerle özür dilememeleri sizden. Haklı ama yalnız olmak, haklı ama suçlu, suçlu değil ama öyle işte. Öyle işte yalnızlığı…  

Sözün bitmesi, anlamsızlaşması dostlukların, eski maskelerin çıkmayan izlerini görmek sevdiklerinin yüzünde acı verir insana. Ne çok yanar canınız. 

Hikayenin sonrası fazla dramatik değildir. Bir gün canınıza tak eder korkular. Size tuttukları ateşi yakalamaya çalışırsınız, sehpayı kendiniz tekmelersiniz, namlunun önüne yürürsünüz. Kaybetmek, kaybetmek korkusundan daha büyük değildir çünkü. Odanıza sizden önce giren sivrisineğin derdini çeken siz, arı kovanını kurcalarken bulursunuz bir gün kendinizi. Haklılığınızı teslim etmeyen suskunları, size gülümserken görüverirsiniz birden.        
Üstüne yürümediğiniz korkuların, esirisinizdir. Cesaretin ödülü özgürlüktür. Yaşama ve ölme özgürlüğü. Özgürce yaşamayan insan, tutsaklığı karşılığında elde ettiklerine ölesiye sarılır. Onları yaşama nedeni olarak kabullenmeye çalışır. Bu hikayenin sonu ise hüsrandır; emekli olunan saygınlık, değeri düşen arkadaşlıklar, tedavülden kalkan dostluklar… 

Sonuç hep yalnızlıksa, kendi seçtiğimiz daha çekilir değil midir? 

NOT: E-posta adresime bir süredir ulaşamıyorum. Yeni adresim Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir dur.

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Yorumlar

avatar cihan gürhan
0
 
 
pardon hangi olay ve konunu üzerine yazdınız.biraz açarmısınız...istanbuldan saygılarımla.
Pazartesi 08 Haziran 2009, 11:57
Gönderiyi Cevapla
İsim *
Email (DoÄŸrulama & Cevaplar)
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar cihan gürhan
0
 
 
galiba yazılarınızı ve yorumlarınızı dikkate almıyorsunuz..
İsim *
Email (DoÄŸrulama & Cevaplar)
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
İsim *
Email (DoÄŸrulama & Cevaplar)
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder