Türk siyasi tarihinin en önemli liderlerinden biri de hiç şüphesiz Prof.Dr. Necmettin Erbakan’dır. Necmettin Erbakan, aynı zamanda bir bilim insanıdır. Profesör ünvanı olan ender siyasetçi ve liderlerdendir. Milli Görüş hareketinin kurucusu olan Sayın Erbakan, siyaset dünyamızda “Hoca” namıyla tanınır.
Milli Görüş Hareketi, dindar-muhafazakar çizgide görüşleri olan bir harekettir. Siyaset dünyamızın birçok tanınmış siması, Hoca’nın çizgisinde siyaset yaptı yıllarca. Milli Görüş aynı zamanda bir okuldur. Milli Selamet Partisi (MSP), Refah Partisi(RP), Fazilet Partisi (FP) ve en son kurulan Saadet Partisi (SP) Milli Görüş çizgisinde olan siyasi partilerimizdir. Bu partilerin çoğunluğu çeşitli sebeplerle kapatıldı. Kapatılma sebeplerinden en önemlisi, bu partilerin, irticai faaliyetlerin odağı haline geldiği gerekçesiydi.
Sayın Hoca’mız şahsen en çok sevdiğim ve takdir ettiğim siyasetçilerden biridir. Allah uzun ömürler versin kendilerine. Hoca’mızın liderliğini yaptığı partilerin irticai (gerici) sebeplerle kapatılması bence yanlıştı. Parti kapatmalara karşıyım. Silahlı eyleme başvurmayan her siyasi görüş, parti olarak kendini gösterebilmelidir. Bu sebeple, bu konuda hazırlanan anayasa değişikliğini destekliyorum.
Refah Partisi, Türkiye tarihine geçen en başarılı partilerimizden biridir. Özellikle Ankara, İstanbul, Malatya gibi birçok kentimizde başarılı projelere ve çalışmalara imza attılar. Bugün birçok belediye, hizmet nasıl yapılır, bu partili belediyelerden öğrendi. Kısıtlı imkanlara rağmen bu başarıldı. Çünkü iktidar Refahlı değildi o dönemlerde. Bu durum, halkımızın Refah Partisi’ni iktidarda da görmek istediğinin işaretiydi.
Refah Partisi, başarılı propagandayla iktidarı yakaladı ve Hoca başbakan oldu. Sayın Başbakanımız, o dönemde İstanbul belediye başkanıydı ve çok başarılıydı. Bugün İstanbul AKP’ye değil, Sayın Başbakanımıza oy veriyor, o dönemdeki başarılı başkanlığından dolayı. Tayyip Erdoğan, o dönemde bir efsaneydi…
Kurulan hükümet, bir koalisyondu. Memura gelir gelmez yüzde 50 zam yapıldı. Bundan emekli de faydalandı. Maliye Bakanı o dönemde, şimdi AKP’den ayrılan Abdüllatif Şener’di. Yılbaşında bir yüzde otuz daha zam yapıldı. Memur, işçi ve emeklinin maaşı bir yıl içinde ikiye katlanmıştı. Bu arada esnafımız da çok sevinçliydi. Ayrıca “havuz” sistemi getirilerek, faizcilerin hortumu kesildi.
Birtakım, önceden hazırlanmış, uyduruk olaylar ve haberlerle, iktidara yüklenilmeye başlandı. Yandaşları, ABD ve İsrail’den aldıkları emirlerle hareket ederek, iktidarı alaşağı ettiler.
Refah’ın başarısı bu şekilde ortadan kaldırılmaya çalışıldı. Sayın Hoca’mızın başbakanlığında ülkemiz ve halkımız çok mutlu günler geçirdi. Ancak bu durumu hazmedemeyenlerin hazırladıkları şeytani planlar başarılı oldu. Bugün geldiğimiz nokta, bunu açıkça gösteriyor.
Hoca’nın talebeleri bugün iktidarda iseler, bunu Hoca’ya borçludurlar. Çünkü halkımız oyunu kullanırken AKP’nin Refah çizgisinin devamı olduğunu düşünerek oyunu kullandı. Fakat yanıldı. Bugün işçimiz, memurumuz, köylümüz, esnafımız, emeklimiz Hoca’nın verdiği zamları konuşuyor. Hortumcuların kesilen hortumlarını konuşuyorsa, bu milletin ne kadar vefalı olduğunu gösteriyor.
Hoca’nın talebeleri ise maalesef Hoca gibi çıkmadılar. Halkımızın büyük çoğunluğu, hayat şartlarından memnun değil. Halkımız, oyunu kullanmak için genel seçimleri bekliyor.
Hoca’mıza buradan seslenmek istiyorum: Saadet Partisi Malatya’da maalesef iyi çalışmıyor. İyi muhalefet yapamıyor, Saadetli yetkililer. Eski Refah’ı arıyoruz…
Sağlıcakla kalınız..
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir








Yorumlar