Friday, Jul 30th

Last update:03:39:57 PM GMT

You are here:

Gündüzbey’e sahip çıkalım!

Malatya şehir merkezine on iki kilometre uzaklıkta olan Gündüzbey kasabası, turizm beldesi olma yolunda hızla ilerliyor. Özellikle son beş yılda yapılan yatırımlar, meyvelerini vermeye başladı ve bu şirin kasabamız, merkezde yaşayan insanlarımızın ilgisini çekmeye başladı.

İnsanlarımız, şehrin gürültüsünden ve stresinden uzaklaşmak için özellikle hafta sonları Gündüzbey kasabamıza akın ediyorlar. Şehir merkezine çok yakın olduğu için fırsat bulanlar, hafta içi de bu şirin kasabamızı dinlenmek amacıyla, aileleri veya arkadaşlarıyla birlikte ziyaret ediyorlar.

Betonlaşma ve bunun getirdiği sıkıntılar, insanlarımızı yeni arayışlara yöneltiyor. Tabii ve doğal güzelliklerini koruyan şehirler, ilçeler, kasabalar, köyler insanlarımızın ilgisini çekiyor. Beypazarı ve Safranbolu tabii güzelliklerini korudukları için yüz binlerce insanı kendine çekiyor. Safranbolu’ya sahip çıkanların kimler olduğunu biliyor musunuz? Evet, sahip çıkanlar yabancılar, bizler değiliz. Birleşmiş Milletlerin (UNESCO) Safranbolu’yu koruma altına aldığını ve maddi yardımda bulunduğunu duyunca, çok şaşırmıştım.

Mardin de aynı şekilde koruma altına alınan bir kentimiz. Tabi ki bunlar sevindirici gelişmeler ancak bizim sahip çıkmayışımız da bir o kadar üzücü. Bir kenti, doğal yapısını bozmadan da kalkındırabilirsiniz. Turizm için “bacasız sanayi” söylemi kullanılır. Turizm sayesinde hem yaşadığınız kenti korumuş oluyor hem de para kazanıyorsunuz.
Gündüzbey kasabamız bir Beypazarı ya da Safranbolu gibi koruma altına alınabilir. Yarın geç olmadan bu konuda çalışmalar yapılmalıdır. Gündüzbey’in tarihi evleri restore edilmeli ve koruma altına alınmalı. Bir iki evin göstermelik olarak düzenlenmesi yeterli değil. Bu kasabamız, her yönüyle koruma altına alınmalıdır.

Gerekirse tarihi evlerde yaşayan bu insanlarımıza maddi yardım yapılmalı ve bütün eski evler yeniden düzenlenmelidir. Kasabanın dokusunu bozacak yapılaşmaya izin verilmemelidir. Gündüzbey’in önemini anlayanlar, kasabanın değişik yerlerinde arsalar alıp buralarda villalar dikmek için fırsat kolluyorlar. Betonlaşmaya müsaade edilirse, kasabamız doğal güzelliğini yitirecektir.

Gündüzbey Belediyesi, kasabanın kültürel ve doğal dokusunu bozacak eylemlere izin vermemeli, bu konuda gereken tedbirleri almalıdır. Bizler, bu şirin beldemizi çok seviyoruz ama doğal haliyle.

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Yorumlar

avatar Ali DAĞDELEN
0
 
 
Güzel olanı korumak gerek. Doğayı, yeşili, tabiat ve kültür değerlerini korumak gerek. gerçekten korumak gerek. kimden korumak gerek derseniz? Tabiki insandan eğer insan dememiz gerekirse. insanın doymaz sahip olma ve tüketme ile bozma ve kirletme arzusu mağlasef dünyamızı felakete götürüyor. bu bir gerçek ama şunu vurğulamak istiyorum. Bazı yerleri korurken çekiciliğini artırmak anlamında değerlendirmemek gerek. Güzel olan çekicidir ama verdiğiniz örnekte güzelliklerle insan selini çekmekse bu yanlış. Güzeli koruyalım ama onu insandan da koruyalım. Özellikle turistik rant ile değerlendirmeyelim. Bugün birçok ülke bu anlamda sahip olduğu değerlerin bakirliğini korumak için turizme açmıyor. sadece güzelliğin varlığını, tabiatın doğallığını korumak gaye olmalıdır diye düşünüyorum.
İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar Sinan ÖZTAN
0
 
 
Gündüzbey'i elbette koruyalım. Belediye her önüne gelene imar mevzuatına aykırı inşaat ruhsatı verirse ve bunun sonucunda 5-6 katlı apartmanlar yapılırsa Gündüzbey Gündüzbey olmaktan çıkar. Belediyenin bir imar mevzuatı var mı? Kendisi bir proje üretiyor mu? Denetimden uzak yapılaşmalar için Belediye ne yapıyor. Üç-beş kuruş harç alacağım diye gelişi güzel inşaatlatra göz yumulmaktadır. Belediye doğayı korumak için çok katlı inşaatlara izin vermemelidir. Gündüzbey-Banazı arasındaki bozuk yolda kiraz ve kaysı bahçelerine yapılan ve Uzuntaş'tan kent meydanına doğru derme kenarındaki inşaatlarda ve Pınarbaşına gidilen yollar üzerinde de çok katlı binalar mevcuttur. Yapılması gereken, en fazla iki yada üç katlı dubleks yada tripleks villa biçiminde inşatlara izin verilmelidir. Bu şekildeki bilinçli belediyeyi ara ki bulasın. Aynı durum Yeşilyurt içinde geçerlidir. Gedikten Yelköprüye gidilirken derme kenarına yapılan binalar utanç vericidir. Bu konuda Sayın Mehmet Kavuk uyarılmasına rağmen duymazdan gelmiştir. Kısaca ne düzenli bir yapılaşma olur, ne de doğayı koruruz. Saygılarımla.

Salı 21 Temmuz 2009, 21:31
Gönderiyi Cevapla
İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder