Friday, Jul 30th

Last update:03:39:57 PM GMT

You are here:

AKP, yüzde 50’yi nasıl aştı? SP ve CHP neden kaybetti?

Malatya’da 2009 yerel seçimlerini Tayyip Erdoğan kazandı. SP seçimden kârlı çıktı, ama Çerçi  kaybetti. MHP açısından sonuç tam sürpriz olurken, CHP başarısızlıktaki kararlılığını sürdürüyor.

Sonuçları neredeyse kesinleşti.Türkiye genelinde oy kaybına uğrayan ve elindeki çok sayıda belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Demokratik Toplum Partisi (DTP)’ne kaptıran Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Malatya’da oylarını kısmen de olsa artırdı.

2004 yerel seçimlerine Cemal Akın’la giren AKP yüzde 51.46 oranında oy almıştı, 2009’da ise bu oran yüzde 53.08’e yükseldi. Oransal artış her ne kadar yüzde 1.62 olsa da oy sayısına bakıldığında 2004’te 60 bin civarında olan oyun, bu seçimde 100 bini aştığı görülüyor. Bunun temel nedeni ise Malatya’da seçime katılım oranının 2004 yılına göre yüzde 20 civarında artış göstermesidir. 2004’te yüzde 60 olan seçime katılma oranı 2009’da yüzde 80’e dayandı. Öncelikle katılımdaki yüksekliğin nedenlerine değinmeye çalışalım.

SEÇİME KATILIMDA BÜYÜK ARTIŞ

Türkiye’de son birkaç yılda yaşanan siyasi atmosferin toplumda bir kutuplaşma yarattığını hemen herkes görebiliyor. Kutuplardan biri olan AKP, tek parti iktidarı olmanın verdiği cesaretle toplumsal muhalefet güçlerini yok sayarak bildiğini okuyor ve icraatlarında kimseye hesap vermeyeceği düşüncesiyle hareket ediyor. Ancak bununla beraber yolsuzluk iddiaları artıyor, AB sürecinde atılan demokratikleşme adımları geriye dönüyor, ekonomik krizle ilgili “teğet” yorumları Başbakanı zor durumda bırakıyor. Toplumsal gerçekler ile AKP iktidarının söylemlerinin birbirinden kopması, AKP karşısındaki diğer kutbun elindeki kozları güçlendiriyor.

Bir yandan CHP, diğer yandan MHP, kısmen de Saadet Partisi (SP) ile DTP, AKP karşıtlığını güçlendiren kozları oynamaya devam ediyor. CHP, ağırlıklı olarak Cumhuriyet, laiklik ve son zamanlarda da yolsuzluk çıkışlarıyla; MHP milliyetçilik, bölünmez bütünlük ve batı karşıtlığı gibi kavramlarla; SP, AKP’nin inanç düzeyini sorgulayarak ve daha çok dini motiflerle; DTP ise Kürt sorunu ile dört koldan AKP’nin hatalarını kıyasıya eleştiriyorlar. Hükümetin icraatlarındaki tutarsızlıklar ve artık kişiselleşen faydacı hesapları nedeniyle AKP’nin karşısındaki tüm muhalifler kendilerine toplumda ciddi bir taban bulmaya başladılar.
Halkın öncelikli sorunu olan yoksulluk ve işsizlik her geçen gün daha da artarken, AKP’nin söylemlerinin tatmin edici olmamaya başlaması; buna dünyayı etkisi altına alan krizin de eklenmesiyle muhalefetin hesap sormak için kitleleri harekete geçirme gücü artmış oldu.

Türkiye’de özetle böyle yaşanan tablo doğal olarak Malatya’ya da yansıdı. Hem AKP karşıtları hem de AKP tabanı tavrını sandığı yansıttı ve seçime katılım yüzde 80’lere yükseldi. Burada Malatya’nın farklı bir yönüne de değinmek gerekiyor; ilimizdeki bu seçime katılım oranı AKP karşıtlığından çok destek şeklinde kendisini gösterdi. Karşıdaki en güçlü aday olan SP’li Mehmet Yaşar Çerçi’ye seçimi kaptırmak istemeyen AKP, az tahmin edilen oy farkı nedeniyle kendisini sağlama almak istedi ve seçime olanca gücüyle yüklendi. Nihayetinde, seçimi küçük bir farkla SP’nin alması onlar için tam bir felaket olacağı gibi, yine küçük bir farkla AKP’nin alması da başarısızlık olarak kabul edilecekti.

AKP Malatya milletvekilleri, Mecliste bugüne kadar göstermedikleri performansı birkaç ay içinde belediye başkanlığı seçimlerine hazırlıkta gösterdiler. Belki daha çok da kendi konumlarını korumak ve Başbakanın karşısına güç kaybetmiş bir belediye başkanıyla çıkmamak için uzun vadeli hesaplarla hareket ettiler. Kimi kahramanlık türküleriyle kimi de ağlaya sızlaya oy istedi vatandaşlardan. Nihayet kısa vadede başarılı oldular da.

Yüzde 25 civarında kişisel oyu bulunan SP’nin adayı Mehmet Yaşar Çerçi’nin seçime tüm gücüyle yüklenmesi ve CHP’nin “Biz de varız” demesi tabloya eklendiğinde seçime katılım oranının yüksek olması daha iyi anlaşılır.

AKP YÜZDE 50’Yİ NASIL AŞTI?

Bu sorunun yanıtını verebilmek için birkaç ayrı parametreye bakmak gerekiyor. Öncelikle, anketlerde aradaki farkın neden daha düşük çıktığını yorumlamaya çalışalım. Pek çok medya ve araştırma kurumunun yanı sıra Malatya Yenigün Gazetesi’nin de yaptırdığı anketlerde, AKP birinci parti gözükse de SP ile arasındaki oy farkı, seçim sonucunun ortaya çıkardığı kadar tahmin edilmiyordu. Bu sonuçlarda SP’nin adayı Çerçi’nin yarattığı ilk rüzgârın etkisi olduğu gibi bir önceki AKP’li belediye başkanı H. Cemal Akın’ın başarısızlığının da payı vardı. Ancak seçim günü yaklaştıkça ibrelerin iyice AKP’ye döndüğünü, hatta farkın gittikçe açıldığını sıradan gözlemciler dahi fark edebiliyordu. Çerçi, çok amatör bir seçim propagandası yürütmüş, Malatyaspor gibi konularda öne çıkardığı popülist söylemleri ters tepmiş, daha da önemlisi kitleleri etkileyecek bir aday portresi çizememişti. Başta yarattığı rüzgâr böylece tersine dönmeye başlamıştı.

Tüm bunlar kişisel olarak Ahmet Çakır için de söylenebilir, fakat Malatya halkının Tayyip Erdoğan adına duyduğu ilgi ve milletvekillerinin etkisi rüzgârı Çakır’a rağmen, AKP’ye çevirdi. Ama nedenler sadece bunlar değil.

Sonucun böyle çıkmasında göz ardı edilemeyecek bir etken daha var: Malatya halkının “hep iktidar yanlısı olma” karakteristiği. Turgut Özal’lı yıllardan beri hizmet almak için siyasi iktidarlara yakın duran, “Güçlünün yanında yer alırsam, kazanırım” anlayışıyla hareket eden Malatyalılar, bu özelliklerini 2009 yerel seçimlerinde de göstermiş oldular. 2004 yerel seçimlerinde aynı anlayışla Cemal Akın’ı belediye başkanı yapan Malatyalılar, ya yaşadıklarından ders çıkarmadılar ya da milletvekilleriyle uyumlu bir belediye başkanını denemek istediler. Eğer ikinci ihtimal doğruysa, bunun AKP’ye verilen son şans olduğunu hem AKP milletvekillerinin hem de Belediye Başkanı Çakır’ın iyi hesap etmesi gerekiyor.

ÇERÇİ VE SAADET PARTİSİ UYUŞMAZLIĞI

Mehmet Yaşar Çerçi, 2004 yerel seçimlerinde adayı olduğu MHP’yle aldığı oy oranını 2009 seçimlerine yansıtamadı. MHP’den aday iken yüzde 33.25 oranında oy alan Çerçi, SP’den aday olduğu bu seçimlerde yüzde 29.05’te kaldı.

Buradan çıkarabileceğimiz ilk sonuç şu: Çerçi ve SP yöneticileri açısından aralarında bir uyuşmazlık söz konusu olmayabilir ama Malatya halkı, SP ile Çerçi isimlerini birbirine uygun görmediler. Bunun en önemli nedeninin ise SP’den adaylık başvurusu yapmadan birkaç gün önceye kadar sık sık “ülkücü” olduğunu vurgulayan Çerçi’nin, SP’nin adayı olduktan hemen sonra “Milli Görüş” gömleğini giymiş olmasının vatandaşta yarattığı soğuk duş etkisi olduğunu söyleyebiliriz. Nitekim siyasi kimliklerini ön plana çıkararak yerel yöneticilik veya politika yapan kişilerin bu dönüşümlerinin biraz zaman alması gerekiyordu! Bu kadar hızlı dönüşler, herkes tarafından hemen kabullenilebilecek davranışlar gibi gözükmüyor.

Ayrıca Çerçi’nin SP’den aday olması, 2004 seçimlerinde kendisine oy veren başka bir kesimden de ciddi bir tepki aldı: Aleviler. Belediye Başkanlığı döneminde Alevilerin yoğun olarak yaşadığı birkaç mahallenin yolunu ve kaldırımını yaptığı için önemli bir destek alan Çerçi, bu seçimlerde bu desteğin önemli bir bölümünü kaybetti. Sağ iktidarlardan hizmet almaya pek alışkın olmayan Aleviler, 2004 seçimlerinde Çerçi’nin hatırına MHP’ye oy verdiler, ama konu SP olduğunda aynı nezaketi göstermediler. Söz konusu oyların önemli bir bölümü eski adresine yani CHP’ye ve çok az bir kısmı da diğer sol adaylara geri döndü. Tabi Çerçi’nin her şeye rağmen, Alevilerden bu seçimde az bir miktar da olsa oy aldığını göz ardı etmemeliyiz.

Seçimi kaybetse de Çerçi’nin, MHP tabanının hatırı sayılır bir kısmını SP’ye taşıması, 2009 yerel seçimlerinin dikkat çekici sonuçlarından biridir. Adaydan bağımsız düşünüldüğünde dahi yüzde 5’in üzerinde oy alması beklenen MHP, bu yerel seçimlerde sürpriz sayılabilecek bir oy oranına düştü: 1.96. MHP’nin bu kadar düşük oy almasının birinci nedeni tabanının bir kısmını Çerçi’yle birlikte SP’ye kaptırması gibi görünüyor. Nitekim adaylık için MHP’ye başvuran Çerçi’nin adaylığı kabul edilmemiş, bu durum parti tabanının bir kısmında tepkiyle karşılanmıştı. Bu tepkinin sandığa da yansıdığı görülüyor.

CHP, BAŞARISIZLIKTA KARARLI!

2004 yerel seçimlerine göre Malatya merkezde belediye başkanlığı oy oranını yüzde 3.29 artıran CHP’nin bu artışı ilk bakışta küçük bir başarı gibi gözükse de gerçekler öyle değil.

Türkiye genelinde İl Genel Meclisi sonuçlarına göre, oylarını 2004 yerel seçimlerine göre yüzde 4.89 oranında, 2007 genel seçimlerine göre ise 2.24 oranında artıran CHP, Malatya’da 2004 yerel seçimlerine oranla yüzde 0.99 artış kaydetse de 2007 seçimlerine göre oylarını yüzde 1.88 oranında düşürdü. Bu bir başarı olarak görülmemeli. Malatya Belediye Başkan Adayı Ömer Şarapnal’ın kişisel çabaları seçime merkezde yüzde 13.69 olarak yansıyabildi. Oy sayısındaki artış ise seçime katılma oranı göz önüne alındığında normal bir artış olarak değerlendirilebilir.

Yerel seçimlerde iddiasızlığını sürdüren CHP’nin, 29 Mart seçimlerinden önce yarattığı sanal rüzgârın sadece bazı partilileri gaza getirdiği de görülmüş oldu. Seçim çalışmaları sırasında iktidar partisinin belediye başkanını eleştirmede yetersiz kalan, somut sorunları ve çözüm önerilerini ortaya koymakta güçlük çeken CHP’nin adayı, hedefine bazı basın kuruluşlarını koyarak kendi tabanının önemli bir kısmından da tepki aldı. Seçim sonuçları açıklandığında gerçekçi oldukları gün gibi açığa çıkan seçim anketlerinin, kendilerini zayıf göstermek için birileri tarafından özellikle yaptırıldığını seçim propagandalarında yüksek sesle dile getiren CHP’nin adayı, bu söylemle daha önce CHP yöneticiliği yapmış, partide faaliyet göstermiş ya da partiye yakın olan bazı kişi ve kurumları “menfaatçi” ilan etti. CHP’nin adayının bu dar grupçu tavrı ve sadece birkaç kişinin aklıyla hareket etmesi, seçimdeki hezimetin nedenlerinden biri.

Şu anda adeta bir küskünler ordusuna sahip olan CHP’de, il yönetiminin bu durumu bir “sorun” olarak görmeyip, kendi koltuğunun bir garantisi gibi algılaması ise parti tabanından ciddi tepki görüyor. Bu yerel seçimlerde CHP’ye oy veren seçmenin önemli bir kısmı, mevcut yönetime rağmen partiye oy verdiklerini belirtiyorlar. Ancak kendisini CHP’li ya da CHP’ye yakın gören pek çok kişi de seçimde sandık başına gitmeyerek partiye tepkilerini gösterdiler.

Malatya merkezinde sandık başına gitmeyen yüzde 20 oranındaki seçmenin büyük bir kısmının “sol” ve “sosyal demokrat” seçmen olduğu tahmin ediliyor. CHP il yönetiminin bu tabloyu doğru yorumlaması ve gerekirse istifa etmesi gerektiğini düşünenlerin sayısı hayli arttı. Nitekim oy yüzdesi merkezde yüzde 25’e yaklaşması gereken CHP’nin bu başarısızlığının sorumlusunun mevcut il yönetimi olduğunu söylemek için kâhin olmaya gerek yok.

AHMET ÇAKIR NE YAPACAK?

Seçimlerden önce özellikle 3 milletvekilinin adayı olarak görülen Belediye Başkanı Ahmet Çakır’ın ilk mesajları, gelenekselleştiği gibi “uzlaşma” yönünde. Klasik söylemlerle görevi devralmaya hazırlanan Çakır’ın, yüzde 53’lük oy oranını nasıl değerlendireceği merakla bekleniyor. “Nasıl olsa halkın yarısı beni seçti” diyerek “dediğim dedik çaldığım düdük” tavrı mı gösterecek, yoksa aldığı oy oranını unutarak gerçekten herkesin belediye başkanı mı olacak? Yakında görmeye başlayacağız…

Yorumlar

İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Reklam