E-GAZETE
KARİKATÜR

Hayallerinin peşinde koştu, başarıyı yakaladı

05 Ekim 2010, 17:00
Tüm olumsuzluklara ve engelleme girişimlerine rağmen Arapgir’e şarap fabrikası kurmayı başaran ve iddialı kırmızı şaraplar üretmeye başlayan Arapgirli işadamı Hacı Akpınar, sıranın beyaz şaraba geldiğini söylüyor. Akpınar, Arapgir üzümünün yılbaşında taze taze yenebilmesi için bir de soğuk hava deposu kurmayı planlıyor.

MALATYA - Arapgirli işadamı Hacı Akpınar, hayallerinin peşinden koştu ve Arapgir’e şarap fabrikası kurdu. Akpınar, kırmızı şaraptan sonra şimdi de beyaz şarap üretmeyi deniyor. Başarılı olursa Türkiye’nin ilk beyaz şarabını üretmiş olacak. 70 yaşındaki Akpınar, Arapgir’de şarap üretiminden fazlasını yapmayı da planlıyor. Özellikle soğuk hava deposu yapmayı düşünen işadamı, kış aylarında Arapgir üzümünü tüketime sunmayı istiyor.

25 yaşına kadar Arapgir’in Yazılı (Saldek) köyünde yaşayan Hacı Akpınar, babasının Elazığ ovalarında getirdiği üzümü, “Karaoğlan” olarak tescillendirdikten sonra kırmızı şarap üretimine başladı. 

Yazılı Köyü'nde, 2 buçuk milyon liralık yatırımla kurduğu şarap fabrikasında, Fransız Şarap Uzmanı Jean-Luc Colin'in danışmanlığında üretilen şaraplar; büyük marketler aracılığıyla İstanbul, İzmir ve Gebze civarında pek çok bayide şarapseverlerin beğenisine sunuluyor. Hacı Akpınar, fabrikanın kuruluş aşamasını, şarap üretimi ve satışını, karşılaştığı zorlukları ve gelecekteki planlarını Yenigün Gazetesi’ne anlattı.
 
Yenigün: Malatya’da önemli bir yatırım yaptınız. Üzümüyle ünlü Arapgir’e bir şarap fabrikası kurdunuz ve şu anda başarılı bir grafiğe sahip olduğunuz görülüyor. Peki ilerdeki hedefleriniz neler, başka fabrika açmayı düşünüyor musunuz?
 
Hacı Akpınar: Başka fabrika açmayı düşünmüyoruz. Hedefimde bizim Arapgir bölgesinde yetişen Aşıkbeyazı denilen bir beyaz üzüm var. Bu üzümden çok az miktarda da olsa beyaz şarap yaptık. Seneye bu üzümlerden yapılan şarap çok iyi olursa, beyaz şarabı da piyasaya süreceğiz. Fransızlar şu anda bunun üzerinde deney yapıyor. Karaoğlan üzümü gibi kırmızı şarabı çıkarttığımız için Türkiye’de bir ilk olan Aşıkbeyazı’nın beyaz şarabını da piyasaya süreceğiz.
 
YILBAŞINDA TAZE ARAPGİR ÜZÜMÜ
 
İkinci hedefim soğuk hava deposu. Arapgir’in güzel üzümünü soğuk hava deposunda 3 ay saklayarak yılbaşında dalından kopmuş gibi tüketime sunmak. Şimdi üzüm tükendi, bağlarda üzüm kalmadı. Ama benim dediğim eğer gerçekleşirse, 3 ay sonra, lapa lapa kar yağarken dalından kopmuş gibi Arapgir üzümü piyasaya çıkacak.
 
- Onun için büyük bir sermaye gerekiyor mu?
 
- Sermaye gerekiyor ama şarapçılığı tam oturtamadım. Yoksa hemen yapacağım. Şarapçılıktan daha kolay. Satışı da daha kolay şarapçılıktan. İstanbul’a bir kamyon göndersen yere düşmez.
 
- Soğuk hava deposunu ne zaman yapmayı düşüyorsunuz?
 
Biraz şu şarap fabrikasını oturtalım. İnanır mısınız hemen yapacağım ama ikisini bir arada götüremem.
 
- Şarapçılıkta oturmayan nedir?
 
- Şarapçılıkta oturmayan pazar. Her şeyimiz tamam. Markamız, şişemiz, şarabımız kaliteli. Ancak pazar birden bire olmuyor. O da yavaş yavaş. Adam içecek, beğenecek, tekrar geldiği zaman diyecek filan zaman ben burada bir şarap içmiştim aynısından var mı diyecek.
 
- Kaç yıldır şarapçılık yapıyorsunuz?
 
- 2007’de temel attım.
 
“HAYALLERİMİ GERÇEKLEŞTİRİYORUM”
 
- Ondan önce bu konuda birikiminiz var mıydı? Yoksa direk mi şarapçılığa başladınız?
 
- Hiç yok. Ben Yazılı (Saldek) köyünde doğan büyüyen biriyim. Benim hep hayalimdi. O zaman üzümleri hayvan sırtında köylerde satardık. Takas ederdik, buğdayla falan. O zaman şarap fabrikası diye bir şey yoktu. İşte üzümün suyunu sıksak satılır mı? Ya da başka bir şey yapsak satılır mı diye, hep hayal ederdim. Ben İstanbul’a gittim, müteahhitlik yaptım 25-30 sene. Orda öğrendim ki şarap fabrikası kurulmuş, köylerden üzümleri alıyor diye. Hayal ettiğim şeyleri yavaş yavaş gerçekleştirmeye başladım. Fransızlarla beraber bir şirket kurduk, Malatya’da. Ama o şirket pek yürümedi olmadı, dağıldı. Ben tek başıma Yeni Doğuş Şarapçılığı kurdum.
 
TEPKİLER VE KARALAMALAR ZORLADI
 
- Malatya’da yaşadığınız zorluklar nelerdi?
 
- En fazla yaşadığımız sıkıntı, fabrikamız yeni kurulmak istenirken, Saadet Partisi’nin basın toplantısı yaparak bizi halkın gözünde kötü göstermesi. Hatta, “Malatya yöneticileri uyuyor mu?”, “Malatya bölünüyor mu?” diye yerel gazetelerde manşetler atıldı. Bayağı tepki verildi. En son olarak ruhsat verecek memurları bile tehdit ettikleri iddia edildi. Fabrikanın açılışında basın mensupları gelmişti. 1 gün sonra bir gazetede, “Çocuklara bile şarap içirdiler” diye haber yaptılar. Çocuklara şarap içirilir mi? Annesi çocuğa kola içiriyor, şarap diyorlar. Şimdi de tepkiler devam ediyor. Çoğu yerel gazete haberlerimize yer vermiyor. 
 
“AKP’LİLERİN DESTEĞİ İLE ALDIM”
 
- İzinleri hemen alabildiniz mi? Bir engelleme oldu mu?
 
- İzinleri Malatya İl Genel Meclisi’nden aldık. Tabi mecliste Saadet Partililer yine tepkili davrandı. Ama AKP’lilerin bir kısmı oy verdi. 60 üyenin 39’ununun oyunu aldım. AKP oy vermeseydi, olmazdı. AKP’liler de en az 50 kişiye istihdam sağlayacağımı, Arapgir’in ismini dünyaya duyuracağımı söyleyince oy verdiler. Biz şarap içmeyiz, ama bu kadar insana iş imkanı sağlanacak dediler. Oradaki bazı aklıselim üyeler destek oldu ve aldık ruhsatımızı.
 
- Malatya’da şarabınızın tüketimi nasıl?
 
- Malatya’da tüketim çok az, ama oluyor yine. Bir bayiimiz var rakı satıyor, onun yanında da bizim şaraplarımızı satıyor, o kadar.
 
- Sayıyla ifade edebilir misiniz?
 
- Bir ayda 30-40 koli bayii alıyor, orada satılıyor. Fabrikadan gelip alıyorlar.
 
- Siz kendiniz şarap içiyor musunuz?
 
- İçiyorum. Her gün içen biri değilim. Şarap diğer içkiler gibi değil. Bayan olsun, erkek olsun bizim köylerde içilir. Bayanlar hem de tasla içiyor, öyle bardakla falan değil. Özellikle yemeklerden sonra içmek sağlık için çok faydalı. Üzüm pekmeziyle şarap aynı.
 
- Peki Arapgir’de Karaoğlan üzümü çok üretiliyor mu?
 
- Öküzgözü olarak tabir edilir, ama aslında Arapgir’in üzümü Köhnü üzümüdür. Öküzgözü Elazığ’ındır. Elazığ’ın üzümü yuvarlaktır, Arapgir’inki sivridir. Bu yıl 150 ton üzüm alındı.
 
ÜRETİM GİTTİKÇE ARTIYOR
 
- Arapgir’de üzüm üretimi düştü mü?
 
Yok. Arapgir’de üzüm üretimi her gün biraz daha artıyor. Şimdi biz biraz daha güçlü olsak, pazarımızı genişletsek, çok üzüm alsak daha da artar. Çünkü en iyi para yatırılan üzüm. Kayısıdan da iyi, kayısı 3-4 senede meyve verir. Mesela ben 70 yaşındayım. 70 senedir üzümün olmadığı seneyi görmedim.
 
- Arapgir’de mi yaşıyorsunuz?
 
- Hayır. Şu anda İstanbul’da yaşıyorum. 25 yaşıma kadar Arapgir’deydim. 25 yaşımdan sonra İstanbul’a gittim. 40 sene inşaat malzemesi sattım.
 
Fabrikanız kaç dönüm üzerinde?
 
- Bir buçuk dönüm üzerinde.
 
8-9 YIL SAKLANMASI GEREKLİ
 
- Kaç yıl saklıyorsunuz şarabı?

- Fransızların yaptığı analize göre 8-9 yıl saklanmalı, ama biz 2007’de ürettiğimiz 3 senelik olan şarapları satıyoruz.
 
- Kaç çalışanınız var?
 
- Şu anda 8. Ama bundan 1 ay önce 40 kişiydi. Şimdi 8, bundan 1 ay sonra da 4’e düşer. Üzüm alma zamanında çok iş oluyor. Daha sonra şaraplar yapıp yerleştirilince elemana ihtiyaç kalmıyor. Bizde çalışma süresi ortalama 3 ay.
 
- Şaraplarınızı nerede saklıyorsunuz?
 
- Mahzenimiz var. Vanlı bir ustaya yaptırdım. Her tarafı taştan mağara gibi. Ama çok güzel. Görenler hayran kalıyor. Ustası kim diyorlar.
 
- Siyasetle uğraşıyor musunuz?
 
- Siyasetle çok uğraştım. Hatta İstanbul Yenibosna’da CHP’den belediye başkanlığına aday olmuştum, kaybettim. Şimdi uğraşmıyorum, uğraşmaya da gerek görmüyorum. Böyle daha iyi bir ticaret adamının siyasetle uğraşması bazen aleyhine dönüyor.
 
ULUSAL BASIN İLGİ GÖSTERDİ
 
- Yerel basından şikayetçisiniz. Ancak yaygın medyanın “Malatya Şarabı”na özel bir ilgi gösterdiğini görüyoruz.
 
- Yeni piyasaya çıkmış bir ürünün her taraftan destek alması lazım. Hürriyet gazetesi çok yazdı. Haberlerimizi yaptı. Dergiler ilgilendi. Malatya’daki yerel basından daha çok ulusal basın haberlerimize yer verdi. Malatya gibi bir yerde şarap üretileceğini insanlar düşünemiyor bile. Biz bunu başardık, onun için mutluyuz. Ama daha yapacak çok işimiz var. Ben çalışmayı seviyorum. Ve bu işi mutlaka başaracağım.

Yükleniyor...