|
23 Şubat 2012 Perşembe
KARİKATÜR
Ortak akıl ucube projeleri bitirir
Ali Dağdelen alidagdelenali@hotmail.com
Memleketimiz bir zamanlar tarım sektöründe kendi kendine yeterli olan nadir ülkelerden biriydi.
Bu kendi kendine yeterlilik “ağır sanayi ülkesi olacağız, bilişim teknolojileri üreteceğiz, tarıma, toprağa iş gücü ayırmanın ‘rantabl’ olmayacağı” fikrinin egemen olmasıyla bitirildi. “Rantabl” olma fikrinin egemen olmasıyla birlikte her şey değişti. Tarım sektörünün stratejik bir sektör olduğu, bir temel ihtiyacın karşılanması ve sağlıklı nesiller yetiştirmenin güvencesi olduğu, bir başka sektörün tarım sektörüne alternatif olmayacağı yok sayıldı ve tarım sektörüne ait başta hayvancılık olmak üzere tekstil, tütün ve şeker üretimi bitirildi. Bu sektörlere ait tesisler ve taşınmaz mal varlıkları bir bir birilerine peşkeş çekildi. Yine tarım sektörünün ve tarım arazilerinin bitirilmesine yönelik arazilerin işletilmemesi ve tarım ürünlerinin üretilmemesi için teşvikler verildi. Ve memleketimiz, tarımda dışa bağımlı hale getirildi. Şimdi nasıl üretildiğini ve neleri içerdiğini bilmediğimiz ithal ürünlerle besleniyoruz. Bu ithal gıdaların yarın bizim için nasıl bir sağlık sorunu yaratacağı endişesini yaşıyoruz. Tarım sektörünün çökertilmesinde en büyük yarayı alan illerin başında da Malatya gelmektedir. Malatya, tarım sektörüne ait Et ve Balık Kurumu, Mensucat, Tekel ve Şeker Fabrikaları ile birlikte on binlerce istihdam imkânını kaybetmiştir. Kaybedilen bu istihdam aynı zamanda kaybedilen iç pazardır, bu iç pazarın yabancı sermayeye kaptırılmasıdır, yerel tarım sektörünün küçülmesidir, kullanılmayan tarım arazilerinin büyümesi ile verimli tarım arazilerinin küçülmesidir ve toprağının kaybedilmesidir. Toprağın kaybedilmesi Malatya’da, maalesef rutin bir alışkanlığa dönüşmüştür. Geçmişten bugüne Malatya, yapı stokunu tarım arazileri üzerine kurmaktadır. Bu yanlış uygulama bugün de “Kuzey Çevre Yolu” projesin ile devam etmektedir. “Kuzey Çevre Yolunun” tarımsal alan kayıplarına, kayısı ağaçlarının kesilmesine, yeşil dokunun azalmasına, ekolojik yapının bozulmasına neden olacağı bilindiği halde bu projede ısrar edilmektedir. Yine “Kuzey Çevre Yolunun” kesilen kayısı ağaçlardan dolayı yıllık büyük hâsılat kaybına sebep olacağı, şehrin gelişme yönünü depremsellik anlamında güvenli olmayan istikamete kaydıracağı, bölgede hava akımının az olması egzoz gazlarının hava kirliliğine daha fazla sebebiyet vereceği, bu yolun istimlâk bedelinin yüksek olacağı, “Kuzey Çevre Yolunun” alternatif güney çevre yoluna nazaran 19 km ve hâlihazırda çevreyolu olarak kullanılan yoldan da yaklaşık 20 km daha uzun olması sebebiyle yakıt tüketiminin ve yolun idame maliyetlerinin yüksek olacağı, ayrıca sürücülerin yakıt ve zamandan tasarruf etmek için uzun olan “Kuzey Çevre Yolunu” tercih etmeyeceklerini ve bu anlamda “Kuzey Çevre Yolunun” Malatya’nın çevre yolu ihtiyacına ve trafik sorununa gerçek anlamda çare olmayacağı bilindiği halde “Kuzey Çevre yolunda” ısrar edilmektedir. Bu ısrar, her şeye rağmen sadece Malatya’nın bugün acil bir çevre yoluna ihtiyacı olduğu gerçeğinden hareketle öyle ya da böyle bir an önce bu ihtiyacı karşılayalım mazeretine haklılık kazandıramayacaktır. Evet, Malatya’nın acilen bir çevre yoluna ihtiyacı olduğu doğrudur. Bugün şehirlerarası transit geçiş için kullanılan yol şehrin ortasında kalmıştır. Bu yol hem şehrin trafik yükünü ve hem de transit geçişin yükünü kaldırmak durumundadır. Farklı tonajlı, farklı seyir maksatlı ve farklı psikolojik durumdaki trafiğe hizmet vermektedir. Çok maksatlı kullanılan bu yolda sıkça can ve mal kayıplarına neden olan kazalar olmaktadır. Bu yolu kullanmak zorunda kalanların çektiği sıkıntılar ve bu sıkıntıların kişilerin verimliliğine ve sosyal ilişkilerine yansıması da madalyonun arka yüzünde saklıdır. Neticede; Çevre yolu ihtiyacının acilliği yanlış yapmamızın mazereti olamaz. Malatya’nın bir çevre yoluna ihtiyacı kesin ve acildir ancak bu yolun kuzeyde geçirilmesi doğru değildir. Çevre yolunun güneyden geçirilmesi Malatya dinamiklerinin ortak kanaatidir. Yine çevre yolunun nerede olması gerektiğinin, yapılmakta olan “Çevre Düzeni Planı” içerisinde değerlendirilerek, Malatya dinamiklerini ve özelliklede 5403’nolu Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında faaliyet yürütmesi gereken “Arazi Mülkiyet Hakkının Kullanımı ve Toprak Koruma Kurulu” kararı dikkate alınarak karar verilmelidir. Toprak, zaman gibi kaybedildiğinde telafisi hemen, hemen mümkün olmayan bir değerdir. Bu anlamda toprağımıza sahip çıkmamız gerekir. Ulusal bazda alınan ve toprağın yok olmasına sebebiyet veren kararlara karşı direnmemize rağmen başarılı olamayabiliriz ancak yerelde kendi hatalarımızla topraklarımızı küçültmeyelim ve “Kuzey Çevre Yolu” gibi ucube projelerle kaş yapalım derken göz çıkarmayalım. “Ucube projelerden”-Alt Geçitler, Kapalı Çarşı, Fahri Kayahan Bulvarı, Niyazi Mısri Caddesi, Doğu Garajı, Şeker arazisine yapılan hastanenin ve AVM’nin yeri, tarım arazilerinin betonlaştırılması gibi…- sakınmak için de sözde değil özde ortak akılla hareket etmek gerek. Ortak akılla hareket edebilmek içinde bunun mekanizmalarını oluşturmak gerek. Ortak akıl paydaşları ile birlikte olmak ve karşılıklı etkinliklerde bulunmak ortak aklın yönetime dâhil edilmesi anlamına gelmediğini de bilmek gerek. Yükleniyor...
|