|
18 Mayıs 2012 Cuma
KARİKATÜR
AKP gelirse Malatya yine kaybeder
AKP’nin Malatya’nın hiçbir sorununu çözmediğini belirten CHP milletvekili adayı Ali Dağdelen, AKP’nin yeniden iktidara gelmesi durumunda Sümerbank ve Tekel gibi Şeker Fabrikası’nı da satacağını söyledi.
SERVET ALÇINKAYA
Seçim çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdüren ve yaptığı ziyaretlerde ilgiyle karşılanan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Malatya 2. sıra milletvekili adayı Ali Dağdelen, CHP tabanı tarafından “dipten gelen dalga” olarak nitelendiriliyor. Medyada pek göze çarpmayan Dağdelen’in halktan aldığı destek ile milletvekili seçileceğine inanan partililer, Dağdelen’in CHP’ye önemli bir güç kattığını söylüyorlar. CHP Malatya 2. sıra milletvekili adayı Ali Dağdelen, karşılaştığı ilgiyi ve 12 Haziran genel seçimlerine yönelik çalışmalarını Yenigün Gazetesi’ne anlattı. İlk olarak AKP ve CHP’nin aday listelerini oluştururken izledikleri yöntemi karşılaştıran Dağdelen, şunları söyledi: “Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekili aday adaylığı sürecinde örgüt görüşünü alarak olabildiğince demokratik bir seçim yaptığını düşünüyorum. Genel Merkez de örgütün yaptığı seçime uydu.
Ama AKP Genel Merkezi, il örgütünün yaptığı temayül yoklamasına uymadı. Halkın tasvip etmediği milletvekili adaylarını halkın önüne koydu. Yani AKP Genel Merkezi, kendi doğrularını Malatya kamuoyunu dayattı. Olması gereken Malatya seçmeninin seçeceği kişileri kendisinin belirlemesidir. Çünkü milletvekilleri Malatya’ya hizmet edecektir. Malatya halkının buna bakması gerekiyor.” Ankara’nın kendi doğrularını ve ihtiyaçlarını dikkate alırken, yerelin de ihtiyaç ve taleplerini dikkate alması gerektiğini vurgulayan Dağdelen, “Yerelin iradesinin yok sayılmaması gerekir. Malatyalıların da bu dayatmayı reddetmesi gerekir.
Bunu hangi partinin yaptığı kesinlikle önemli değildir. Başta Malatya’ya hizmet edecek, daha sonra da ülkeye hizmet edecek, sıkıntılara ve sorunlara çözüm yolları üretebilecek, ülkenin önünü açabilecek misyon ve vizyona sahip kişilerin milletvekili olarak meclise taşınması gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu. “AKP, MALATYA’NIN HANGİ SORUNUNU ÇÖZDÜ?” Ülkenin temel sorunlarının aslında Malatya’nın da temel sorunları olduğuna dikkat çeken Dağdelen, Malatya’nın sorunları hakkında şunları kaydetti: “Ülkenin sorunlarını, işsizlikten tutalım da demokratikleşmeye varıncaya kadar ortaya koyduğumuzda şunu söyleyemiyoruz: AKP, iktidarı boyunca memleketin şu sorununu çözdü diyemiyoruz. Bazı sorunları daha da ağırlaştırmıştır. Bazı sorunları da geçmişten bugüne taşımıştır. Malatya’ya gelince de sorunlar aynıdır. Malatya’daki vatandaşlarımızın, şunu kendilerine sormaları gerekiyor: AKP Malatya’nın hangi sorununu çözdü? Malatya’nın hangi sorunu ortadan kalktı? Eğer yurttaşlar, AKP’nin sorunları çözdüğünü söylüyorlarsa, bu iktidara oy versinler. Ama bu sorunlar yumağı ortada duruyorsa ve gittikçe büyümüşse, o zaman da bu partiye oy vermenin bir mantığı yoktur.” “MİLLETVEKİLLERİ YETERLİ DEĞİLLER” Sorunların çözülmemesinin temel nedeni olarak mevcut dönemdeki milletvekillerinin yeterli olmadıklarını düşündüğünü belirten Dağdelen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Milletvekilleri bu yeterlilikte olsalardı, bugün Malatya bu şekilde olmazdı. Malatya’nın bu anlamda sahipsiz olduğunu ve yetersiz yöneticilere mahkum edilmesini, kentin kaybı olarak değerlendiriyorum. Ben özellikle yönetim noktasını önemsiyorum. Neyi ortaya koyarsanız koyun veya hangi hedefi ortaya koyarsanız koyun, bu iyi bir şekilde yönetilmezse, çözüme giden yollar iyi tespit edilmezse bu sorunların çözülmesinin mümkün olmadığını düşünüyorum. Malatya ile ilgili gerekli planlar da yok veya yetersiz. Planların olmamasının arkasında da, siyasi düşüncenin, ideolojik tercihlerin olduğunu düşünüyorum. Plansız ve programsız yapılan işlerin, zaman ve kaynak kaybına neden olduğunu ve bugün Malatya’nın gelmiş olduğu kalıtsal sorunların arkasında da bunların olduğunu düşünüyorum.” “KAYISI, NEMRUT GİBİ EVRENSEL BİR ÜRÜNDÜR” Kayısının da iyi yönetilmediğini belirten Dağdelen, “Kayısı sorununun bütünsel olarak hiçbir zaman ele alınmadığını, sadece bireysel anlamda çözüm yolları üretildiğini düşünüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin, kayısı gibi stratejik ürünlere yönelik bir politikası da mevcuttur. Bu tür ürünlerin mutlaka devlet tarafından sübvanse edilmesi gerekiyor. Kayısının serbest piyasa koşullarında fiyatlandırılmasını uygun bulmuyorum. Kayısı sadece Malatya’nın bir değeri değildir. Kayısı, Nemrut’taki heykeller gibi evrensel değeri olan bir üründür. Bunun böyle algılanması gerekir” diye konuştu. “AKP İKTİDARA GELİRSE, ŞEKER FABRİKASI DA KAPANIR” Sümer ve Tekel Fabrikaları kapanmadan önce ideolojik olarak bu kurumların baskı altına alındığını anımsatan Dağdelen, şunları kaydetti: “Özelleştirmeler öne çıkarıldı. Kamu iktisadi teşekküllerine tukaka dendi. ‘Bu kurumlar çok insan barındırıyor. Çok kişi çalışıyor. Çalışmadan fazladan ücret alınıyor’ şeklinde söylemlerle insanların bu yönde düşünülmeleri sağlandı. Ve insanlar bu düşünceler doğruymuş gibi inandırıldı. Ondan sonra da bu kurumlar kendi yandaşlarına peşkeş çekildi. Yani halkın malı birilerinin cebine indirildi. Malatya’da bu fabrikalarda çalışan, buralarda emekli olan kişiler hala bu fabrikaların nimetlerinden istifade ediyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu anlamda Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da özel sektörün gitmediği yerlerde kamu iktisadi teşekkülleri hayata geçirerek, buralardaki işsizliğin giderilmesi noktasında ciddi projeleri var. Şeker Fabrikası şimdilik kendini bu girdabın içinde kurtarmış gibi gözüküyor. Bu durumda olmasında sendikalaşmanın büyük katkısı var. Ama yarın ne olacağı konusunda kesin bir şey söylemek mümkün değildir. 12 Haziran genel seçimlerinden sonra tekrardan AKP’nin iktidara gelmesi durumunda buranın da satılabileceği yönünde ciddi kaygılar taşıyorum.” “YILLARDIR VAGON FABRİKASINI KONUŞUYORUZ” CHP milletvekili adayı Ali Dağdelen, Vagon Fabrikası’nın 30 yıldan bu yana atıl bir şekilde durduğunu, ancak AKP iktidarının Erzincan’da Vagon Fabrikası kurduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: “Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak planlı ve programlı gelişmekten yanayız. Ama bunlar keyfi uygulamalardan yanalar. Vagon Fabrikası’nı zamanında buraya yapmayı düşünenler, şimdi de Erzincan’a yapmayı düşünmüşlerdir. Bu aynı zihniyetin düşünce yapısıdır. Bu halkın kaynaklarını kullanma konusunda fazla vicdanlı olmadıklarını düşünüyorum. Bu keyfi zihniyetinin bir sonucudur. Biz yıllardır Vagon Fabrikası’nı konuşuyoruz. Bundan sonra da konuşacak gibi duruyoruz. Malatya’da bir Vagon Fabrikası varken Erzincan’a bir Vagon Fabrikası yapmak, yetkililerin başta da milletvekillerinin yetersiz olduklarını gösteriyor.” “CHP, MALATYA’DA HEYECAN YARATTI”
CHP Milletvekili adaylığı 11 Nisan’da kesinleştikten sonra hızlı bir şeklide 12 Haziran genel seçim çalışmalarına başladığını ifade eden Dağdelen, şimdiye kadar yaptığı çalışmalar hakkında şunları söyledi: “Seçim çalışmalarımızı iki koladan yürütüyoruz. Parti bazlı ve bireysel çalışmalar olarak yürütüyoruz. Yaptığımız plan ve program çerçevesinde zamanı tam doldurmaya yönelik bir çalışma içindeyiz. Çalışmalarımızın ürünlerini alabileceğimizi umuyoruz. Bu süre zarfında Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu da ilimize gelerek Malatyalılara hitap etti. İlçelerde bir takım ziyaretler gerçekleştirdi. Cumhuriyet Halk Partisi, rahmetli Başbakan Bülent Ecevit’ten sonra en fazla kişinin toplandığı bir miting gerçekleştirdi. Yeni Cumhuriyet Halk Partisi, ülkede olduğu gibi Malatya’da da çok önemli heyecanlar yarattı. Sadece CHP kitlesinde değil, tüm Malatya kamuoyunda bu heyecanın yaşandığını gördük. Kılıçdaroğlu’nun, kent merkezinde seçim otobüsünün geçtiği yol güzergahında da yoğun bir ilgi ve alaka gördüğüne şahit olduk. Bu sevgi gösterisi yıllardır görmediğim bir şeydi. Bu anlamda kamuoyunda yapılan anketlerin tersine CHP’nin Malatya’da bir sürpriz yapabileceğine inanıyorum. Özelikle CHP’nin açıkladığı yeni projeler de kamuoyu tarafından büyük takdir ve beğeni topluyor. Bu projeler her kesime yönelik olup her kesimden cevap bulmaktadır. Bu anlamda Malatyalıların CHP’ye karşı büyük bir teveccüh içinde olduklarını gözlemliyorum. İnsanlar, soyut söylemlerden yana değiller. İnsanlar sorunların çözümünde somut projeler üretilmesinden yanalar.” “MALATYA HALKI CHP’YE OY VERMELİ, ÇÜNKÜ…” Son olarak Dağdelen, Malatya halkının CHP’ye oy vermesi gerektiğini belirterek, şöyle dedi: “Malatya halkı kendi milletvekillerini kendileri seçsin. Kendilerini en iyi kim temsil edecekse o milletvekiline oy vermelerini isterim. Oylarını kullanırken duygusal, birilerinin hatırı için değil, akıl ve vicdanlarını ön planda tutarak oy kullanmalarını istiyorum. Ve sadece kendileri için değil, çocukların geleceğini de dikkate alarak oy kullanmalarını isterim.” Yükleniyor...
|